AB Adalet Divanı, taşkın yönetim planlarının revizyonunu tamamlamadığı gerekçesiyle Yunanistan’ı suçlu buldu

Çevre ve Enerji Bakanlığı ise, ülkenin artık doğal afetlere karşı hazır olduğunu savunuyor

Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), hükümetin 2000/60/EK ve 2007/60/EK Direktifleri kapsamında Taşkın Yönetim Planları ve Nehir Havzası Yönetim Planlarını öngörülen süre içerisinde güncellememesi gerekçesiyle ülkemizi suçlu buldu.

Hükümet, İanos ve özellikle Daniel ve Elias fırtınalarının yol açtığı zararlara atıfta bulunarak, Avrupa Komisyonu’ndan sevk kararının geri çekilmesini talep etmiş, ancak revizyon işleminin zamanında tamamlanmaması nedeniyle bu talep reddedilmişti. Sürecin üzerinden dört yıl geçtiğini dikkate alan AB Adalet Divanı da Yunanistan’ın bu talebine karşılık vermedi.

Sonuç olarak, Yunanistan ilk kez ve hatta Dünya Çevre Günü’nde, ülkenin 14 su bölgesindeki taşkın riski yönetimi planlarını güncellemediği gerekçesiyle suçlu ilan edildi.

Çevre ve Enerji Bakanlığı ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ülkemizin artık doğal afetler karşı hazır olduğunu savundu. Açıklamada, Eylül 2020 (İanos) ve Eylül 2023’te (Daniel) yaşanan sel felaketlerinin ardından, ilgili verilerin gözden geçirildiği ve gerekli önlemlerin alındığı kaydedildi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada ayrıca, “2007/60/EK Direktifi kapsamında, ülkenin Nehir Havzaları için Taşkın Riski Yönetim Planlarının 1. revizyonu resmi olarak tamamlanmıştır” ifadeleri yer alırken, Taşkın Riski Yönetim Planlarının Resmi Gazete’de de yayımlandığına dikkat çekildi.

Sakis Arnaoutoglou: “Bir sonraki sel felaketinden insanları kim koruyacak?”

Gelişmenin ardından tepkisini dile getiren PASOK Avrupa Parlamentosu Milletvekili, Çevre, Tarım ve Bölgesel Kalkınma Komiteleri Üyesi Sakis Arnaoutoglou, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yunanistan suçlu bulundu. Mecazi anlamda değil. Kelimenin tam anlamıyla. Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından. Neden? Çünkü Yunan Hükümeti temel şeyleri bile yapmadı:

Su yönetim planlarını güncellemedi.

Taşkın risk haritalarını tekrar gözden geçirmedi.

Afet önleme konusunda Avrupa’nın asgari yükümlülüklerine bile uymadı.

Teknik terimlerin ardında gizli olan insan hayatları var. Kaç aile daha evlerini, hayvanlarını, akrabalarını kaybetmek zorunda kalacak? Sular altında kalan okullardan son dakikada daha kaç çocuk kurtarılacak?

Avrupa uyarırken, Hükümet sessiz.

Eyaletler altyapı için çağrıda bulunurken, Bakanlıklar kayıtsız.

Bilim İklim Krizi diye bağırırken, Yunan Devleti’nin bir planı bile yok.

AB Adalet Divanı’nın kararı sadece hukuki bir belge değildir. Siyasi ilgisizliğin ve idari terk edilmişliğin kınanmasıdır. Ülkenin boğulmasını seyreden, kamuoyu araştırmalarından başını kaldırmayan bir Hükümetin aynasıdır.

Hükümete çağrımız şu yöndedir:

14 su bölgesinin durumunu derhal kamuoyuna açıklaması.

Kaderlerine terk edilen yerel topluluklardan özür dilemesi.

Parlamentoyu boş hayallerle değil, açık ve bağlayıcı bir uyum takvimiyle bilgilendirmesi.

Zaman dolmuştur. Sel baskınları beklemez. Vatandaşlar beklemez. Tarih de beklemez.”

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.