Yunan şirketlerinin Bulgaristan’a “göç”ü: Olayın boyutu ve şekilleri

Capital control olayı yoğunlaştırdı, ama kabus seviyesinde değil - Hristos Kazancis, Yunanistan Yunan-Bulgar Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanı «Bulgaristan’a taşınan şirketlerin çoğu altyapı ve üretimlerini taşımıyor»

Yunan şirketlerinin daha elverişli vergi ortamı olan ülkelere taşınması, olumsuz bir olay olmakla birlikte, ülkemiz için yeni bir olay değil ancak ülkemiz ekonomisinin ve büyüme beklentilerinin büyük yara almasına sebep oluyor. Bu konu, geçici olarak bankacılık işlemlerinde yaşanan sorunlar ve bunların iş dünyasına yansıması, üstüne bir de Yunanistan Ticaret ve İşadamları Konfederasyonu Başkanı sn. Vasilis Korkidis’in 60.000 Yunan işletmesinin kontroller ve sermaye akışındaki dayatmalar nedeniyle Bulgaristan’a “taşınmak” için başvuruda bulunduğu yönündeki “bomba” demeci sonrası yeniden gündeme geldi. Bu demeç, doğal olarak, kamuoyunda derin bir endişe yarattı, çünkü gerçekleşmesi durumunda Yunan iş dünyası ve Yunanistan ekonomisinin geleceğinin tam bir kabus olduğunun habercisidir.
 
“Paratiritis tis Thrakis”, bu olayı, olayın boyutu ve şekliyle ilgili güvenilir fikirler ve yorumlar almak için Yunanistan Yunan-Bulgar Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanı sn. Hristos Kazancis’le konuştu. Sn. Kazancis, YTİK Başkanı’nın açıkladığı istatistik rakamları açıkça itiraz etmese de, şahsi tahminince 60.000’in çok büyük bir rakam olduğunu, gerçeği yansıtmadığını düşündüğünü bildirdi. 

Hristos Kazancis «Sermaye akışındaki kontrol işadamları için büyük sorunlar doğuruyor ve çözümü başka bir Avrupa ülkesi»

Oradan öte, sn. Kazancis, son yıllarda ülkenin ekonomik krizin girdabında bulunduğunu ve bu yüzden gerçekten bir çok şirketin kuzey ve güneye, yani Bulgaristan ve Kıbrıs’a taşındığına dikkat çekti. Buna ülkemizdeki karşılanamayacak vergilendirmelerin de katkı sağladığını, diğer yandan capital control uygulamasının şirketler için yurtdışına taşınmayı tek yol haline getirdiğini söyledi. “Başka türlü hepsi kapanacak” dedi sn. Kazancis, “bir şirketin yurtdışıyla alışverişi varsa, gerek ürün gerek hammadde almak için, gerek ithalat gerek ihracat için, çalışan bir banka hesabına ihtiyacı var” diye vurguladı. “Ne zaman Yunanistan’da bu hesap çalışmıyor veya çalışırken sınırlanıyor, siz de kabul edersiniz ki işadamı Demoklis’in kılıcının altında kalıyor. Bu da işadamı için büyük sorunlar doğuruyor ve çözüm aramasına neden oluyor. Çözüm de başka bir Avrupa ülkesi. Sadece Bulgaristan değil. Bulgaristan yanıbaşımızda ve pratik olarak hizmet ediyor, ama bu onlara kucağını açtığı anlamına gelmiyor. Elbette vergi oranlarının düşük olması ve ucuz emek gücü onlara hizmet ediyor, ancak taşınan bir çok şirket altyapı ve üretim ürünlerini taşıyan şirketler değil.”

Bulgaristan’a “göç eden” şirketlerin ayrımı kritik

Bu nokta üzerinde duran sn. Kazancis, şirketlerin “göç etme” olayındaki puslu noktanın, birçok şirketin sermayesini daha esnek hareket ettirebilmek adına ya sadece adresi taşıması olduğunu, ya da başka ülkelerde bayiler açmak olduğunu söyledi. Bulgaristan’a taşınmış şirketleri kendine has gruplara ayırıyor. Birinci grupta, 1999-2008 yılları arasında Bulgaristan’a taşınan ve büyük oranda gerek tüzük, gerekse ticari adresi olarak Yunanistan’ı değiştirmeyen şirketler var. İkinci kategoride, 2007 ve sonrasında Bulgaristan’a taşınan ve yatırım alanının kendilerine sunduğu kalkınma avantajlarını, ki bunlar gerek düşük vergi gerek ucuz emek gücüdür, kullanan yeni şirketler var. Son olarak, üçüncü kategoride ise “maymun-şirket” veya “hayalet-şirket” diye adlandırdığımız vergi kaçırmak veya “kara para aklamak” için taşınmış şirketler var. 

«Şimdi küçük ve orta şirketler, daha çok adresi taşıma veya bir şube açmak amacıyla “göç ediyorlar”»

Yunan-Bulgar Odası’nın başkanına göre, şu anki olay, yukarıda belirtilen ikinci kategorideki şirketler için pratikte tuhaf değil. «Şu anda en çok karşılaştığımız durum” diyor sn. Kazancis, “küçük ve orta şirketlerin, gerek Yunanistan’da gerekse tüm Avrupa’da yatırımlarını yapabilmek adına adreslerini götürerek veya şube açarak “göç ettiği” ».

«Şirketlerin “göç” olayının engellenmesi için kuzey sınırına bağımsız ekonomik bölgeler»

Her durumda, bu olayların engellenmesi ve Yunanistan ekonomisinin güçlenmesi için, devletçe ve bakanlıklarca iyi koordine edilmiş, yeni yatırımları çekecek ve mevcut yatırımları da koruyacak olumlu bir politikanın benimsenmesi lazım. “Halihazırdakiler yok edilmemeli ve yabancı pasaportlu başkaları da gelip özel bir görevle Yunanistan’da çalışmalı” diyor sn. Kazancis. “Bunları hükümet görmeli ve daha önce benzer durumlarla karşılaşmış ülkede yapılanlardan ders çıkarmalı. Onlar ekonomik krizi hafifletmek için çıkış yolları ve daha elverişli vergi sistemleri uyguladılar. Genel anlamda özel sistem uyguladılar, bizim Oda olarak önerdiklerimiz gibi, yani kuzey sınırlara özel sistem ve özel vergilerle kurulacak çokuluslu şirketler ve bizim şirketlerimizden oluşacak bağımsız ekonomik ekonomik bölgeler. Bu, yerel üretimi güçlendirecek olup, kuzey kuşağımızda işsizliği de azaltacak, ki burası işsizliğin ve terkedilmiş fabrikaların had safhada olduğu bir bölge.” 

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.