Türk-Yunan ilişkilerinin normalleşmesi için gerekli zemin mevcut
31 Mart Perşembe günü Rodop Esnaf ve Zanaatkarlar Odası toplantı salonında, Trakya Dimokritio Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi ile İstanbul Kadir Has Üniveristesi Uluslararası İlişkiler bölümünce ortaklaşa düzenlenen “Değişen dünyada Türk-Yunan ilişkileri ve Türkiye dış politikası” konulu panelde, Türk-Yunan ilişkilerinin normalleşmesi için çerçevelerin bulunması ihtiyacına değinildi.
Panelde Türk-Yunan ilişkilerindeki son gelişmeler ve geniş olarak bugünkü akıcı siyasi, ekonomik ve uluslararası ortamda Türkiye’nin dış politikası, Türk-Rus olayları, mülteci sorunu ve Türkiye’nin AB ile ilişkileri analiz edildi.
Panelde konuşmacılar, İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nden ve Trakya Dimokritio Üniversitesi’nden (TDÜ) uluslararası ilişkiler uzmanları-hukukçulardı, ki aralarında Kadir Has Üniversitesi’nden Ahmet K. Han, Pandio Üniversitesi’nden ve aynı zamanda Kadir Has Üniversitesi’nde Konuk Profesör Kostas İfandis, TDÜ’den Sotiris Serbos, TDÜ’den Vasilis Grammatikas, Kadir Has Üniversitesi’nden Serhat Güvenç, Kadir Has Üniversitesi’nden Maria Varaki, TDÜ’den Kostas Andonopulos vd vardı.
Vasilis Hacopulos, TDÜ Kamu Düzeni ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Başkanı «Şu anda olanları yansıtmak, ne olduğunu söylemek, ve bunun gelecek için ne anlama geldiğini anlatmaya çalışmak önemli»
Fakülte Başkanı sn. Vasilis Hacopulos, bu etkinliğin TDÜ Kamu Düzeni ve Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Kadir Has Üniversitesi arasındaki işbirliğinin yeni bir adımı olduğunu belirterek, şimdiden Erasmus aracılığıyla ve ayrıca bu yıl Noel’de kendisinin de katıldığı eğitimci değiş-tokuşu programlarıyla bu işbirliğinin ilerlediğini belirtti. Kendisinin katıldığı etkinlikte tek konuşmacıyken, şimdiki etkinlikte ise Türk üniveristesinden uluslararası ilişkiler ve uluslararası hukukla Türk ve Yunanlı eğitimciler katılıyor.
Kadir Has, birçok Yunanlı eğitimcisi olan bir üniversite olma özelliğine sahip, ki Uluslararası İlişkiler Fakültesi’nin Yardımcı Rektörü ve Uluslararası İlişkiler Merkezi Başkanı sn. Dimitris Triandafillu, ki kendisi Egeo Üniversitesi eski Yardımcı Doçentliği’nden Türkiye’ye “transfer” oldu; yine aynı şekilde TDÜ Hukuk Fakültesi’nde Uluslararası Hukuk Profesörü sn. Kostas İfandis ve İstanbul Boğaziçi Üniversitesi’nden sn. Ktistakis de hazır bulundular. TDÜ Kamu Düzeni ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Başkanı, bu üniveristeyle işbirliğini bu yüzden seçtiklerini belirtiyor ve “Söz konusu üniversite, dünyaya, farklı görüşe açık olduğunu bildiriyor ve sanırım karşılıklı anlayış üretiyor” diyor.
Sn. Hacopulos’a göre panelin değindiği konular özellikle akışkan ve bu yüzden de ana gündemin konuları. “Bir buçuk ay önce konuları belirlediğimizde, bu insanlar, bugün söyleyeceklerinden farklı şeyler yazacak ve söyleyeceklerdi” diyor, “tam da olayların hızlı akması ve insanların ne olduğunu ve gelecekte ne olacağını anlamakta güçlük çektiğinden dolayı; şu anda olanları yansıtmak, ne olduğunu söylemek, ve bunun gelecek için ne anlama geldiğini anlatmaya çalışmak önemli”
Dimitris Triandafillu, İstanbul Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Merkezi Başkanı «Mülteci sorununa ortak bir çözüm bulmak için diyalog fırsatı ve yakınlaşma zemini var»
Rodos’taki Egeo Üniversitesi’ndeki Yardımcı Doçentlik’le birlikte Yunan üniversite dünyasını bırakıp Yunanlı Eğitimci olarak kariyerine Türkiye’de devam etmek, hatta Kadir Has Üniversitesi’nde ki Uluslararası İlişkiler Fakültesi’nin Yardımcı Rektörü ve Uluslararası İlişkiler Merkezi Başkanı olmak ayrıca önemli. Söz konusu kişi sn. Dimitris Triandafillu. “Nefesim kesildi” diyor, kendisine Türkiye’den teklif geldiğinde, Türkiye’de Yunanlı Uluslararası İlişkiler Uzmanı ve aynı zamanda araştırma merkezi müdürü olmayı hemen kabul ettiğini söylüyor.
Sn. Triandafillu, altı yılın ardından Yunanlı eğitimcilerin gerek kendi üniversitesi, gerekse Türkiye’nin diğer üniversitelerinde giderek arttığını, diğer yabancı eğitimcilerle birlikte bunun, gerek eğitim, gerek halkların birbirlerini anlaması konusunda katkı sağladığını söylüyor. “Türkiye, bizim Yunanistan’da hâlâ konuşmakta olduğumuz kamusal olmayan üniversitelerin kurulması veya İngilizce’nin öğretim dili olması gibi enternasyonalleşmeye ve ötekini anlamaya çok fazla yardım eden konuları aşmıştı” diyor.
Kendisi, Yunanlı eğitimci olarak, Türk öğrencilerle bir samimiyet içerisinde olduğunu söylüyor; Yunanlı olmasına şaşırmıyor, hatta kendisine daha çok yakınlaşıyorlarmış.
Panelle ilgili olarak ise sn. Triandafillu, Türkiye’yle son sözleşmenin imzalanabileceğini, ancak her şeyi iki ülkenin ilişkilerinin ne yönde ilerleyeceğini belirleyecek olan zemine bağlı olduğunu söyledi. “1999’dan sonra yakınlaşma zemini içerisindeyiz, bu sorunlu bir zemin, çünkü iki ülke olarak aramızdaki hiçbir ayrışmayı çözmedik” diyor, ancak bu yıllarda ülkelerin birbirlerini tanımalarına yardımcı olduğunu belirterek.
Böylece mülteci sorunu, yakınlaşmanın başlamasından 17 yıl sonra, iki ülke arasında bazı sorunları çözmeye veya yeni bir sorun olarak doğmaya geliyor, diyor sn. Triandafillou, bu sorunun bir 10 yıl öncesinde olsa başedilemeyeceğini söyleyerek. “Mülteci sorunu Türk-Yunan ilişkilerinin düzelmesine katkı sağlayabilir. Belki şu ana kadar başaramadık ama bu soruna ortak bir çözüm bulabiliriz” diyor sözlerini tamamlarken.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
