Trakya ticaret dünyası ESEE’de “ses” sahibi oluyor
İlk defa olarak, ülkenin ticaret alanında en yüksek organı olan Yunan Ticaret ve Girişimcilik Konfederasyonu’nda (ESEE) Trakya’dan bir temsilci oldu. Söz konusu kişi, sn. Konstandinos Hacimihail, ki kendisi Trakya Ticaret ve Girişimcilik Federasyonu’nun “dümen”inde iken, ESEE’nin yeni yönetim kuruluna da seçildi. Sn. Hacimihail, geçtiğimiz Pazar günü gerçekleşen seçimlerde “Birleşik Yunan Ticareti” listesiyle seçilmeyi başardı. Kendisi bu başarısı vesilesiyle Paratiritis tis Thrakis’e konuştu ve öncelikleri ve bölgemizdeki girişimciler dünyasıyla ilgili hedefleri hakkında hedefleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.
«Yeni görevimde, Yunan girişimciliğinin tamamını kapsayan bir yükü omzuma almakla birlikte, Trakya girişimciler ailesinden geldiğimi unutmayacağım»
PtT: Sn. Hacimihail, önümüzdeki üç yıl içerisinde öcelikleriniz neler? ESEE’nin yönetim kurulunda, yerel ticaret dünyasını ilgilendiren hangi temel sorunları dile getirmeyi amaçlıyorsunuz?
K.H.: Öncelikle, ESEE’deki yeni sıfatımın çift rolü var. İlk olarak, bu yeni yerimde, sadece Trakya’nın değil, tüm Yunan girişimciliğinin yükünü omzuma alıyor olacağım. ESEE yönetim kurulu olarak, sorunların tamamıyla ilgileneceğiz. İkinci olarak, elbette, Trakya girişimciler ailesinden geliyorum ve dolayısıyla kendi bölgemizdeki sorunları ve fırsatları dile getirme imkanım olacak ve elbette bunları ön plana çıkaracağım ki gerek sorunların çözümü, gerekse fırsatların ESEE tarafından olduğu kadar, yetkili bakanlık tarafından da desteklenmesi için çalışacağım. ESEE ile olduğu kadar yetkili bakanlıklar ve genel sekreterliklerle de sıkı temasım, sizin de anladığınız gibi, bana kendi bölgemizdeki sorunlarla daha fazla ilgilenme ve daha fazla çıkar “çekme” fırsatı sunuyor.
«Bizim için büyük iddia, komşu ülkelerden mümkün olduğunca daha fazla ziyaretçi-tüketici çekmek»
PtT: İki defa “fırsat” kelimesini kullandınız, ki bölgemizde artan ziyaretçi akımını kastettiğinizi düşünüyoruz. Bu konu hakkında katkı sağlayabileceğinizi düşündüğünüz şeyler neler?
Κ.H.: Trakya Ticaret ve Girişimcilik Federasyonu olarak, aynı zamanda hem büyük tehditler, hem de çok ciddi fırsatlar içeren bir bölge olduğumuz konusunda fikrimiz sabit. Ve bu Trakya’nın Avrupa’nın güneydoğusunda olmasından ve son iki-üç yılda uluslararası boyuttaki genel jeopolitik olaylardan kaynaklanıyor. Ve sadece Bulgaristan, Romanya, Türkiye’yi kastetmiyorum; tüm Karadeniz ülkelerini kastediyorum. Bunlar, bazı fırsatlar doğuruyorlar.
Artık, bu yılın sonundan itibaren, özellikle de Ocak’tan itibaren, 2014-2020 ESPA programları açılıyor, ki bunlar, bölgemiz için çok fazla ekonomik imkanlar sağlıyorlar. Yabancı ziyaretçi çekme ve turizm konusunda, iki belirli avantajımız var ki bunları sadece korumamalı, arttırmalıyız. Bunlardan ilki, Kipi sınır kapısı, ki her yıl 600.000 Türk geliyor. Bu bizi çabuk hereket etmeye zorlayan bir olay, çünkü sadece küçük bir kısmını bizim bölgemizde, genel olarak DM-T bölgesinde tutabiliyoruz. İkincisi Makaza-Nimfea yolu ki bununla Balkanlı vatandaşlar, özellikle de Bulgaristan ile Romanya’dan, ancak Sırbistan’dan da, bölgemize gelme imkanı buluyorlar. Bizim için büyük iddia burada. Bölgemizi yeni yeni tanıyan bir topluluk ki sanıyorum bu ziyaretçi-tüketici topluluğunu burada tutmak için çaba göstermeliyiz.
«Yalnızca birlikte hareket ederek ikna edici sonuçlar alabiliriz»
PtT: Yukarıda bahsettiklerinizi, gerek ziyaretçi fırsatı, gerekse Avrupa programları, ticaret dünyası, ne oranda değerlendirebilir ve ne oranda devletin ve yerel yönetimin desteğine ihtiyacı var?
Κ.H.: Bu tarz şeylerden bahsettiğimizde, gerek biz işverenlerin, gerekse devletin ciddi işbirliğini isteyen şeylerden bahsettiğimiz anlaşılıyor. Yalnızca birlikte hareket ederek ikna edici sonuçlar alabiliriz, yoksa münferit girişimlerimiz olur ki bunlar büyük ihtimal ikna edici sonuçlar vermez. Biz bu çerçevede, bölgemizdeki belirli temsilcilerle işbirliği gerçekleştireceğiz, en kısa zamanda. Şu anda görüşme aşamasında olduğumuzdan, daha fazla ayrıntı sunamıyorum.
«Trakya’nın tamamının çıkarından söz ediyoruz, o halde birlikte hareket etmek tek yol»
PtT: Hem toplumda, hem de ticaret-yatırımcılar dünyasında bu şartlar olgunlaştı mı; yani birlikte harekete geçmek ve orta ve küçük halli işletmelerin kalkınması sorununu halletmek için?
Κ.H.: Geçmişteki münferit girişimler, istenen sonuçların alınmadığını gösterdi. Sanırım birlikte hareket etmek zorunlu ve gerekli ki bunun için şartların oluştuğunu düşünüyorum. Çünkü burada bir sosyal sınıfın çıkarlarından bahsetmiyoruz. Burada Trakya’nın çıkarından söz ediyoruz ki bunun için birlikte hareket etmek şart. Birlikte hareket etmekten söz ediyorum, işbirliğinden değil. Kişilerin birbirlerinden “memnun” olmaları şart değil, sadece ortak amaca ulaşmak için hep birlikte daha fazla çaba göstermeleri gerek.
«Temsilcilerin fırsatları değerlendirme konusundaki stratejik hedefleri, yerel ekonomi alanındaki durumu değiştirebilir»
PtT: İçinde olduğumuz olumsuz ekonomik durumda, bahsettiğiniz fırsatlar farkı yaratabilir mi? Yani bölgemiz, diğerlerinin kat ettiği yoldan farklı bir yol kat edebilir mi?
Κ.H.: Sanırım bu ilk defa olacak olan ve zorunlu olan. Çünkü, ilk olarak, bu fırsatlar, fikrimce, yakın gelecekte tekrar doğacak fırsarlar değil, o yüzden şimdi bunları değerlendirmek lazım. İkinci olarak, temsilcilerin fırsatları değerlendirme konusundaki stratejik hedefleri, yerel ekonomi alanındaki durumu değiştirebilir. Unutulmamalı ki kriz ve memorandumlar döneminde ciddi ekonomik, sosyal veya diğer sorunlar yaşamışsak da, bunları büyük merkezlerden çok sonra yaşadık. Ayrıca turizm, turizm bölgesi olmamamıza rağmen ülke genelindeki oranlarda seyrederek, bazen onları da geçerek arttı. Bu turizm akımının ağırlığını kaldıracak bölgelerimiz var ve sanırım son yıllarda bu iyi şekilde değerlendiriliyor, daha önceki yıllara kıyasla. Ayrıca turizmin komşu ülkelerde tesadüfen gelişen olaylar sayesinde de geliştiğini unutmayalım.
«Kesinlikle geçmişte yaptıklarımız federasyon seçmenlerinin tercihinde çok büyük ve belirleyici rol oynadı»
PtT: Sadece bölgedeki meslektaşlarınızla sınırlanmayan yüksek bir oranla seçildiniz. Bu, Yunanistan’ın diğer ticaret adamları da Trakya’ya daha fazla önem vermeye ve sağlayabileceği katkılara dikkat etmeye başladı demek mi?
K.H: Bir parametre bu. Bölgemizde, iyi değerlendirildiği taktirde sadede yerel ekonomi için değil, genel olarak Yunan ekonomisine çıkar sağlayacak dinamizm ve fırsatların var olduğunu gösterdik. Kesinlikle geçmişte yaptıklarımız da federasyon seçmenlerinin tercihinde çok büyük ve belirleyici rol oynadı. Bu tercih, elbette, sadece bana değil, tüm Trakya bölgesine hitap etmekte.
«Önceliğimiz yortu döneminin iyi geçmesi, ki bu dönem, ticaret şirketlerinin yıllık cirosunun %25-30’unun gerçekleştiği dönem demek»
PtT: 2015’in son günlerinde, başta psikolojik olarak, ancak ticari olarak da canlandırıcı olan bu günlerde, mesajınız ve 2016’dan beklentileriniz ne?
K.H.: Önceliğimiz yortu döneminin iyi geçmesi. Ki bunu şu sebeple söylüyorum; bu dönem, ticaret şirketlerinin yıllık cirosunun %25-30’unun gerçekleştiği dönem demek. Dolayısıyla bizim için önemli bir dönem ve bu dönemde tüketimin kaybedilmemesi lazım. Geçtiğimiz yıl, bu zamanlarda, unutmayalım ki, ekonominin canlandığı bir dönemde, seçimlere ve siyasi belirsizliğe “sürüklendik”. Dolayısıyla öncelikli olan yortu döneminin iyi geçmesi. Öyle ki, Trakyalıların ve tüm Yunanlıların alışveriş yapma ve yakınlarına hediye alma geleneği var, bu dönemde. Yani özellikle çocuklara hediyelere talep olan bir dönemdeyiz, ki çekicilik özellikleri olmalı; yani Yunan ailelerinin dağılmış gelirlerine rağmen bu alışverişlerin olması için uğraşıyoruz.
2016 ile ilgili olarak, her şeyden önce dünyada ve bölgemizde barış dileyelim ki bu göçmen akınıyla daha fazla problemler doğmasın. İkinci olarak, elbette ticaret dünyasına olduğu kadar vatandaşlarımıza da sağlık, güç ve yaratıcılık. Son olarak 2016’nın 2015’e kıyasla ekonomik, sosyal ve politik açıdan daha iyi olmasını dileyelim.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
