Trakya Çevre Gözlemevi projesi tanıtıldı
Trakya’da hüküm süren iklim koşullarına ilişkin hem kısa hem de uzun vadede daha net bir görünüm sunmayı amaçlayan Trakya Çevre Gözlemevi, 28 Şubat Cumartesi günü Gümülcine’de tanıtıldı.
Trakya Çevre Gözlemevi’nin hizmete girmesiyle, Kairika Nea Thrakis tarafından işletilen meteoroloji istasyonlarından toplanan çevresel verilerin görselleştirilerek paylaşılacağı açık bir dijital platform oluşturulması hedefleniyor. Platform sayesinde isteyen herkes meteorolojik verileri gerçek zamanlı olarak takip edebilecek, geçmiş iklim kayıtlarına ilişkin istatistikler ve göstergeler oluşturabilecek. Ayrıca, vatandaşların da çevresel veri katkısında bulunabilmesinin önü açılacak.
Özellikle çiftçiler için geliştirilecek uygulama ile ise yer istasyonlarından elde edilen veriler uydu verileriyle birleştirilerek ürünlerin takibi mümkün hale gelecek.
Rodop ve İskeçe’de 10 meteoroloji istasyonu
Projenin bilimsel sorumluluğunu, Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve aynı zamanda Kairika Nea Thrakis Genel Sekreteri Prof. Dr. Aleksandra Gemitzi üstleniyor. Projenin uygulayıcı kurumu olan Kairika Nea Thrakis, 150 başvuru arasından yedinci sırada yer alarak Yeşil Fon’dan finansman almaya hak kazandı.
Halihazırda Kairika Nea Thrakis bünyesinde, ağırlıklı olarak Rodop ve İskeçe bölgelerinde konumlandırılmış 10 meteoroloji istasyonu bulunuyor. Yetkililer, ağın coğrafi olarak genişletilmesini ve ölçülen parametrelerin artırılmasını hedefliyor.

İstasyonlarda sıcaklık, yağış miktarı, toprak nemi, toprak sıcaklığı, rüzgar hızı ve rüzgar yönü gibi temel meteorolojik veriler kaydediliyor. Yeşil Fon desteğiyle altı istasyona hava kalitesi sensörleri de yerleştirilirken, bu verilerin, bölgedeki güneş enerjisi potansiyelinin belirlenmesinde önemli rol oynaması ve ileride güneşten üretilebilecek enerji miktarını öngören bir model oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Hava kalitesi izleme çalışmaları kapsamında bir sensör de Gümülcine’ye yerleştirildi. İlk gözlemler, özellikle çok soğuk gecelerde odun yakımına bağlı olarak bazı günlerde hava kalitesinin ciddi şekilde düştüğünü ortaya koyuyor. Benzer durumun diğer şehirlerde de gözlendiği belirtilirken, verilerin ulusal altyapı niteliğindeki PΑΝΑΚΕΙΑ ağıyla entegre edilmesiyle birlikte daha kapsamlı sonuçlara ulaşılması amaçlanıyor.
Verilere erişim açık olacak
Trakya Çevre Gözlemevi, veri paylaşımı konusunda iş birliklerine açık bir yapı hedefliyor. Bu kapsamda Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti ve bünyesinde oluşturulan İklim Değişikliği Gözlemevi ile veri sağlama temelinde iş birliği planlanırken, diğer kurumlar ve vatandaşlarla da ortak çalışmalara sıcak bakılıyor.
“Biz bu toprakların insanlarıyız; burada yaşıyor, burada çalışıyoruz. Ailelerimizi burada. Çevresel parametreleri sürekli takep ediyoruz” diye vurgulayan Prof. Dr. Gemitzi, istasyonların bakımını da bizzat kendilerinin üstlendiğini, bu sayede düzenli gözlem ve güvenilir ölçüm sağlandığını ifade etti.
Bu arada, toplanan verilere kamu kurumları ve vatandaşlar ücretsiz erişebilecek. Ancak finansman süresinin sona ermesinin ardından Gözlemevi’nin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve ekipman bakımının yapılabilmesi için, verileri ticari ya da özel araştırma amaçlı kullanan kişi ve kuruluşlardan ücret alınacak. Özellikle su kaynakları yönetim planlarının revizyonu gibi teknik çalışmalar yürüten özel paydaşların bu kapsama dahil edileceği bildirildi.
Trakya’ya ne kadar yağmur yağıyor?
Son 70 yıla ait veriler ışığında Trakya’daki yağış rejimini değerlendiren Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Konstantinos Kourtidis ise, bölgede yağışın mekansal olarak önemli farklılıklar gösterebildiğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre, ovalık alanlarla dağlık bölgeler arasında ciddi yağış farkları ortaya çıkabiliyor. Bu noktada Trakya Çevre Gözlemevi’nin sağlayacağı verilerin, yağışın coğrafi dağılımına ilişkin daha net ve bilimsel bir tablo ortaya koyması bekleniyor.

“Örneğin, bir durumda İskeçe Çayı (Kosinthos) taşabilirken, başka bir durumda Rodop’ta Poşpoş Çayı taşabiliyor” diyen Prof. Dr. Kourtidis, İskeçe’de Kosinthos, Rodop’ta ise Poşpoş Çayı’nda taşkınların farklı senaryolara bağlı gelişebildiğine dikkat çekti. Gözlemevi’nin uzun süreli veri birikimi sayesinde, yoğun yağış durumlarında ne tür sonuçların ortaya çıkabileceğinin daha iyi öngörülebileceğini söyleyen Kourtidis, yağışın düştüğü bölgelerin aşağı kesimlerinde etkileri azaltmaya yönelik müdahalelerin daha sağlıklı planlanabileceğine işaret etti.
Sistemin, su yönetimi projeleri açısından da kritik veriler sunacağını belirten Kourtidis, zira bazı dönemlerde aşırı yağış ve sel yaşanırken, bazı yıllarda ciddi kuraklığın görülebildiğine vurgu yaptı. Önceki yıllarda olduğu gibi su kıtlığı yaşanan dönemlerde, su depolama tesislerine duyulan ihtiyaç daha net ortaya çıktığını kaydeden Kourtidis, uzun vadeli verilerin hem taşkın hem de kuraklık riskine karşı daha dengeli ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
