Şerike Şerif: “İntiharlar toplumun sorunu olmaya başladı”

Psikolog Şerike Şerif, son dönemde yaşanan intihar olaylarını Gündem gazetesine değerlendirdi. Diğer sosyal bilimler ve akademisyenlerle biraraya gelerek nedenlerinin tespit edilmesi gerektiğini dile getiren Şerike Şerif, intihar olaylarının genelde kişilerin kendilerini yalnızlık, çaresizlik ve umutsuzluk içinde hissettiklerinde yaşandığını belirtti. 

“Bu sorun bir ailenin sorunu değil, toplumun sorunu olmaya başladı” 

“Bu konu sadece psikiyatristlerin ve psikologların değerlendireceği bir şey değil” diyen psikolog Şerif sözlerine şöyle devam etti: “Son dönemde bölgemizde üç intiharın art arda olmasının bir çok nedeni vardır. Eğer bir intihar olsaydı, sadece onun üzerine konuşabilirdik. Bir anda bir çok vaka olduğu için bu durumu sosyal bilim ve halk sağlığı yönünden de görülmesi gerektiğine inanıyorum. Dolayısıyla bu sorun bir ailenin sorunu değil, bütün toplumumuzun bir sorunu olmaya başladı.”
 
Bütün intihar olaylarının ekonomik sebeplere yüklenemeyeceğini hatırlatan Şerike Şerif, “Bölgemizde yaşanan intiharların sadece ekonomik nedenlere bağlı olduğunu söyleyemeyiz. Öncelikle intihar konusunu ele aldığımızda en önemli sebep kişinin kendisini yalnızlık, çaresizlik ve umutsuzluk içinde hissetmesidir. Bütün bunları dış faktörlere de bağladığımızda (ekonomik kriz ve diğer nedenler) intihara neden olabiliyor” diye konuştu.
Herhangi bir intihar vakasına bakıldığında önceden mutlaka bir belirtinin var olabileceğini söyleyen Şerike Şerif şunları kaydetti: “Kişi biraz bu konu hakkında konuşmuştur. Ağır bir depresyon geçiriyor olabilir. Depresyonlar kesinlikle intihar vakalarıyla bağdaştırılmıştır. Bütün bunları görmeyip de kişiyi yalnız bırakan bir toplum var, bir yakın çevre var. Dolayısıyla bu semptomları görmeyip kişinin bir psikoloğa yönlendirilmemiş olması da toplumumuz için büyük bir soru işareti ve sorundur.” 

“Ruh sağlığı vücut sağlığına göre önemsenmiyor” 

İntihar önlenemez diye bir durumun asla sözkonusu olmadığının altını çizen Şerif, “İntiharlar önlenebilir. Bunu herkes çok iyi bilmelidir. Toplumumuz önceden bu semptompları tanımak zorundadır. Bizim toplumumuzda şöyle bir durum var; ruh sağlığı, vücut ya da organ sağlığına göre önemsenmiyor, ya da bu kişiler ‘deli’ olarak gösterilebilecek korkusuyla psikiyatriste yönlendirilmiyor. Burada şunu demek istiyorum; aileler bu belirtileri gördükleri andan itibaren kesinlikle kişi, zorla da olsa bir psikiyatriste götürülmelidir. Örneğin, yakın komşumuz ya da arkadaşımızın intihar etmeyi düşündüğünü tespit ettiğimizde, bu durumda yapılabilecek tek şey hemen acil uygulamasını aramak ve kişiyi bir sağlık merkezine yönlendirmek olmalıdır. Bir intiharın önlenebilmesi için ilaç tedavisi zorunludur.” dedi.
 
Azınlık içinde yaşanan intihar olaylarını da değerlendiren psikolog Şerike Şerif, “Eğer düşünürsek bizler aslında çok onurlu ve bunun yanında borcu sevmeyen bir toplumuz. Ayağımızı yorganımıza göre uzatırız. Genel anlamda böyle bir toplumuz. Aslında toplumduk demek belki daha doğru. Yaşanan ekonomik kriz bir çok insanımızı zorunlu olarak borçlandırdı. Geriye dönüp anne babamıza baktığımızda onların hiç bir zaman taksitle bir şey aldığını göremeyiz. Yaşanan bu ekonomik kriz bizlerin onurumuzu ve gururumuzu yıktı. Bu konuda daha çok erkekler kendilerini onurları kırılmış, değersiz hissettikleri için de bunlar yaşanıyor olabilir. Böyle bir tespit yapmak mümkün. Eğer kişiler bu konuları dert edip de hayatlarına son veriyorlarsa, bu vakalardan önce aileler bu konuda kişiye destek olmalıdırlar.” görüşlerine yer verdi.

“İntiharla ilgili bütün sözler ve ima edilen cümleler ciddiye alınmalı” 

Bekarlarla evliler arasında intihar nedenlerinin çok farklı olduğunu dile getiren Şerif, “İntihar eden kişiler çözümü intihar etmekte görüyor. Bizlerin toplum olarak onlara verebileceğimiz mesaj, önemli olan canına kıymak değil, hayata ve yaşama sarılıp bütün sorunları çözebilmektir. Önemli olan bunu yapabilmektir. Ancak bunu hep birlikte yapabiliriz. Bunu tekrar etmek istiyorum; bu konuda aileye ve yakınlara çok büyük görevler düşüyor. Ayrıca hiç bir şekilde herhangi bir psikoloğa danışmaktan korkmasınlar. Bunun yanında intiharla ilgili bütün sözler ve ima edilen cümleler ciddiye alınması gereken bir durumdur.” ifadelerine yer verdi.
 
Son olarak ölüm sonrası yas tutma döneminin çok önemli olduğuna dikkat çeken psikolog Şerike Şerif, “Bağımlılığa Karşı Önlem Alma Merkezi” ve “Psikososyal Destek Merkezi”nin bu konuda destek verdiğini söyledi. Şerif sözlerini şöyle tamamladı: “Yas tutma dönemi çok önemli bir dönemdir. Bu durumu yatıştırmak, bunu çözümlemek ve yas tutan kişiye destek vermek için bizler öğretmenler ya da velilere yönelik seminerler yapıyoruz. Eğer halkımızın bizlere ihtiyaçları olursa Bağımlılığa Karşı Önlem Alma Merkezi ve Psikososyal Destek Merkezi’nin destek vermeye hazır olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu konuda bizlere ailelerin kendileri de başvurabileceği gibi, okul yöneticileri, belediyeler ve diğer yerel yönetimler de başvurabilir.”

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.