Özetle
Yosun tutmuş kalbim.
Koca bir tokmak indirmiş,
Parmak uçlarıma hakim.
İcra memurları,
Kilit vurmuş dudaklarıma.
Yaşam çekilmiş damarlarımdan.
Fayraplarla oyuyorlar içimi.
İçimin cidarları yıkılmış.
Cidarlarımda yumruklarımın izleri.
Gittiğin günün hemen ertesi.
Pencereyi açtığımda soluduğum ilk nefes, hala senin.
Sana bir şiiri,
Birkaç kalemle yazmak lazım gelir sevgilim.
Ardımda kaldı buhranlı günlerim.
Çarşaflarım bile matem kokar benim.
Ciğerlerim kül rengi.
Gözlerim ahmer bakar benim.
Ne acıdır ki,
Sokağınıza gelişi güzel atılmış tüm izmaritllerin sahibi de benim.
Elimdeki bardağın parlak yüzeyine yansıyor gözlerin.
Sadece bunun için bile,
Oturup boş bir bardağı yıllarca seyredebilirim.
Tanrılar sofrasında,
Ben daha doğmadan kesilmiş hükmüm.
Yosun tutturulmuş kalbim.
Kilit vurulmuş dudaklarıma.
Biraz daha zorlasam,
Tüm organlarımı kusacağım dünyanın kaygan, kirlenmiş tabakasına.
Ben Tanrı değilim.
Sana kupkuru çöllerden, denizler yaratamam.
Gökteki yıldızları, bir bir avucuna sayamam
Ne olur anla,
Ben Tanrı değilim,
Avucumun içinde kalbine yerleştirebileceğim sevgi tohumlarım yok.
Ben iyi bir şair de değilim.
Değil oturup sana şiir yazmak,
Anadilimde kendimi ifade etmeye zorlandığım anlarım var benim.
Sesim de kötü aynı zamanda.
Fakat iyi türkü dinlerim.
Eğer anlayacağın varsa.
Çirkin sesimle, son bir gayretle,
Sana bu durumu şöyle özetlemek isterim.
“Cahildim, beyaz gömleğinin yakasına takılmış bir papatya misaliydi gençliğim.
Bir ihtimal daha var derken, yakanda çürüyüp gitti çiçeğim.”
Koca bir tokmak indirmiş,
Parmak uçlarıma hakim.
İcra memurları,
Kilit vurmuş dudaklarıma.
Yaşam çekilmiş damarlarımdan.
Fayraplarla oyuyorlar içimi.
İçimin cidarları yıkılmış.
Cidarlarımda yumruklarımın izleri.
Gittiğin günün hemen ertesi.
Pencereyi açtığımda soluduğum ilk nefes, hala senin.
Sana bir şiiri,
Birkaç kalemle yazmak lazım gelir sevgilim.
Ardımda kaldı buhranlı günlerim.
Çarşaflarım bile matem kokar benim.
Ciğerlerim kül rengi.
Gözlerim ahmer bakar benim.
Ne acıdır ki,
Sokağınıza gelişi güzel atılmış tüm izmaritllerin sahibi de benim.
Elimdeki bardağın parlak yüzeyine yansıyor gözlerin.
Sadece bunun için bile,
Oturup boş bir bardağı yıllarca seyredebilirim.
Tanrılar sofrasında,
Ben daha doğmadan kesilmiş hükmüm.
Yosun tutturulmuş kalbim.
Kilit vurulmuş dudaklarıma.
Biraz daha zorlasam,
Tüm organlarımı kusacağım dünyanın kaygan, kirlenmiş tabakasına.
Ben Tanrı değilim.
Sana kupkuru çöllerden, denizler yaratamam.
Gökteki yıldızları, bir bir avucuna sayamam
Ne olur anla,
Ben Tanrı değilim,
Avucumun içinde kalbine yerleştirebileceğim sevgi tohumlarım yok.
Ben iyi bir şair de değilim.
Değil oturup sana şiir yazmak,
Anadilimde kendimi ifade etmeye zorlandığım anlarım var benim.
Sesim de kötü aynı zamanda.
Fakat iyi türkü dinlerim.
Eğer anlayacağın varsa.
Çirkin sesimle, son bir gayretle,
Sana bu durumu şöyle özetlemek isterim.
“Cahildim, beyaz gömleğinin yakasına takılmış bir papatya misaliydi gençliğim.
Bir ihtimal daha var derken, yakanda çürüyüp gitti çiçeğim.”
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
