Ödenmeyen su, kesilecek!

Su kesintileri, borcunu ödemeyenler için DEYAK’ın “baskı aracı” - Dimitris Karastavru: “Hem gelişmiş hizmet talep etmek, hem de payımıza düşen miktarı ödeyerek İşletme’ye sahip çıkmamak olmaz”

“DEYAK’ın tek gelir kaynağı kasası. Eğer kasasını kaybederse, ertesi gün yok olacak. DEYAK’ın bazı genel giderleri var ve bunların bir şekilde karşılanması lazım ki ayakta kalabilsin ve çalışabilsin”. Komotini Su ve Kanalizasyon İşletmesi (DEYAK) Başkanı sn. Dimitris Karastavru, İşletme’nin daha sonuç verici şekilde çalışabilmesi için, tüketicilerinin faturalarını ödemesinin öneminin ağırlığını bu sözlerle anlatıyor.

«Kriz öncesi dönemde de faturalarını ödemeyen biri, bugün kalkıp krizden etkilendiğini söyleyemez»

 

Maalesef, kriz derinleştikçe, daha çok aile DEYAK’a karşı olan borçlarını ödemekte zorluk çekiyor, bunun sonucu olarak da ödenmemiş faturlar endişe verici boyutlara ulaşmış durumda. Ancak bu fenomenin doğumu mali bunalımın başladığı son yıllara dayanmıyor, sn. Karastavru’nun belirttiğine göre. “Göreve geldiğimizden beri ödenmemiş faturaların sayısı çok büyüktü” diyor, “krizle birlikte daha da çok arttı”. Fakat borçlarını ödemekte gerçekten güçlük çekenlerin dışında, bazıları da var ki sistematik olarak ve bilinçli şekilde borçlarını ödemiyorlar, DEYAK Başkanı’nın belirttiğine göre ve bu taktiği kriz başlamadan önce de uyguluyorlardı. “Kriz öncesi dönemde de faturalarını ödemeyen biri, bugün kalkıp krizden etkilendiğini söyleyemez. Bilinçli şekilde ödemiyordu” diyor sn. Karastavru.
 
DEYAK yönetimi, tam da bu kategorideki, yani ödeyebilir olup de ödemeyen hemşehrilerimize odaklanmış durumda son yıllarda. İşletme’ye yüksek miktarda borcu olan bu söz konusu “batakçılara” çeki-düzen vermek için, bir önlem bu borçların Maliye’ye bildirilmesi. İkinci bir “baskı aracı” ise, son zamanda değerlendirilmeye başlamış olan, uzun süreliğine ödememiş olanların suyunu kesmek. 

Haftalık 20’den 30’a kadar su kesme emri

 

Söz konusu önlem bir süreliğine durdurulmuştu, DEYAK Başkanı’nın belirttiğine göre, çünkü bu işlem biraz içiçeydi ve organizasyon ve su kesme ve yeniden bağlama işlemlerini üstlenecek yeterli eleman gerektiriyordu. “Belki elinde 1.000 tane su kesme mevzuu var, fakat imkanın günde 10 kişiye gidecek kadar, doğal olarak araya Cumartesi-Pazar girdiği için Cumaları da su kesemiyorsun, bu durumda haftada 4 günün var” diyor. Haftaların geçmesi ve yeni faturaların çıkarılması işi daha da karmaşık kılıyor çünkü “Suyunu kesmeye gittiğinin, o arada, borcunu ödeyip ödemediğini bilmiyorsun. Listeyi baştan incelemen lazım. Ve bunu özellikle de DEYAK’ın eleman açığı olduğu bir dönemde yapmak çok zor” diyor ve son dönemde haftalık bazda 20’den 30’a kadar su kesme emri çıktığını bildiriyor.

«Konuşarak çözülecek bir şeyi, bu önlemlerle çözmek hoş değil»

 

“Elbette, gerçekten ekonomik bir güçlük olduğunu tespit ettiğimiz durumlarda yeniden bağlıyoruz” diyor, sn. Karastavru. İnsanların çok zorlandığı bir dönemde yaşadığımızın farkında olduğunu belirtirken, İşletme’nin ödeyebilecek durumda olara baskı uyguladığını, diğer yandan ise yoksulluk sınırına gelmiş olan hemşehrilerimizin bu borçlardan muaf tutulması için Sosyal Refah Kurumu’nun (Pronia) listelerini incelediklerini bildiriyor. “Biz, borçlarını yeniden düzenlemeleri için bize gelmeleri yönünde tüketicilerimizi iki kez uyardık. Suyunun kesilmemesi veya herhangi başka bir şey için gelenlerin sayısı çok az. Bu uyarıları yok sayanlar ise, kesme eylemini gerçekleştirmemiz sonrası, bize gelmek durumunda kalıyorlar. Bu onlar için daha kötü. Bizim için de keza, su kesme ve yeniden bağlama işlemi için hem zaman harcıyoruz hem eleman gücü. Ve inanın ki, bu yetkilerimizin en zor kısmı. Konuşarak çözülecek bir şeyi, bu önlemlerle çözmek hoş değil”.

«DEYAK’ın ekonomik profilini şimdiden korumalıyız»

 

Sözlerini tamamlarken, sn. Karastavru, tüketicilerin tavrının İşletme’nin geleceğiyle ilgili kilit ve birbirine bağlı olduğunu söylüyor. “Hem gelişmiş hizmet talep etmek, hem de payımıza düşen miktarı ödeyerek İşletme’ye sahip çıkmamak olmaz. Bir İşletme’nin kendi ayakları üzerinde durması önemli. Çünkü böylece diğer finansal araçlarla da daha kolay finanse edilebilir. Bugün diğer projelere katılmıyoruz ancak yarın öbür gün ESPA bittiğinde, borçlanmaya veya başka bir şeye giriştiğimizde bunu başaramayacağız çünkü DEYAK borçlu olacak ve çok tahsil edilmemiş hesabı olacak. DEYAK’ın ekonomik profilini şimdiden korumalıyız”.

Eleman açığı DEYAK için “yara” «İşletme’nin gelişme ve çalışmasının en büyük düşmanı devletin kendisi»

Yeterli eleman açığı meselesi ise, DEYAK için büyük bir “yara” olmaya devam ediyor. “Bundan birkaç yıl önce 140 idi” diyor, sn. Karastavru, “şu anda Egiros ve Sidirohori belediyelerinden bize gelenlerle birlikte 68. Eleman gücü konusunda İşletme’nin nasıl zor bir durumda olduğunu anlayabiliyorsunuz. İki aylık sözleşmelerle alınan elemanları da kaldırdılar ve şimdi başka yöntemlerle eleman almaya çalışıyoruz. Bazı sorunları tam çözdüğün anda, hiç yoktan başka sorunlar çıkarıyorlar” diyor hayal kırıklığı içerisinde, sözlerini tamamlarken; “İşletme’nin gelişme ve çalışmasının en büyük düşmanı devletin kendisi, devlet mekanizmaları”.

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.