Müslüman Çocukların Eğitimi Programı çerçevesinde

«Gelecekte bizler büyüyoruz – Edebiyat eğitimi öğretim görevlilierinin tanıklıkları» kitabı başarıyla tanıtıldı - Thalia Dragona, Program sorumlusu «Bu eser, daha sonuca gidebilmesi için toplu çalışma ve sistematik işe dayanan bir metodoloji gerektiren tüm ideolojik olarak hassas konulara değiniyor»

Müslüman Çocukların Eğitimi çerçevesinde Rodop ve Ksanthi’deki okullarda 2012-2014 yılları arasında pilot olarak project metoduyla uygulanan edebiyat dersinin tohumu olan “Gelecekte bizler büyüyoruz – Edebiyat eğitimi öğretim görevlilelerinin tanıklıkları” başlıklı kitap, Perşembe akşamı Müslüman Çocukların Eğitimi Programı sorumlusu sn. Thalia Dragona ve bu toplu kitabın yazarlarının da katılımıyla, Dimokrito kitabevinde tanıtıldı.
 
Programın diğer sorumlusu sn. Anna Frangudaki ve tanıtımda konuşacak üç kişiden biri olan sn. Spiros Kiosses ise, ki onun konuşması eğitimci ve kitabın editörlerinden sn. Eleni Kondolidu tarafından okundu, sağlık sebepleriyle etkinliğe katılamazken, diğer tanıtımcılar Rodop Okul Faaliyetleri Danışmanı sn. Dimitris Vlahos ve Dilbilimci ve Trakya Dimokritio Üniversitesi (TDÜ) Yunan Filolojisi Bölümü Başkanı sn. Zoi Gavriilidu idi. 

Thalia Dragona «Eğitimciler, programın ürettiği malzemeyle alternatif bir edebiyat öğretimi önererek çığır açtılar»

Etkinlikte, açılış konuşmasını sn. Thalia Dragona yaptı ve bu kitabın programın pilot uygulamasında yer alan “eğitimcilerin sesi” olduğunu söyledi ve ekledi “tüm eğitimsel bilgi, duygu ve yaşanmışlıkla çerçeveli ve bu onu ayrıcalıklı kılıyor”.
 
“Eğitimciler, programın ürettiği ve farlı bir bakış açısı olanmalzemeyle alternatif bir edebiyat öğretimi önererek çığır açtılar” dedi. Toplu ve sistematik çalışmaya dayalı bir iş olarak tanımladı kitabı ki “eğitimciler tarafından, eğitimcilerle birlikte hazırlandı” dedi, pratikte 2,5 yılın üzerinde bir zaman denendiğini belirterek, “çocuklara olduğu kadar eğitimcilere de ülkenin diğer okulunda yapılandan daha farklı bir şey yapma” imkanı verdiğini söyledi.
 
“Bu eser, daha sonuca gidebilmesi için toplu çalışma ve sistematik işe dayanan bir metodoloji gerektiren tüm ideolojik olarak hassas konulara, farklı din, dil, kültür, devlet okulunda ikidillilik ve tek dillilik gibi eğitimdeki sosyal dengesizlere karşı temeldeki sorunlara değiniyor”.
 
“Bu kitabın içerisinde çocukların Yunanistan’da yazın ve sanatın amirali iki kadınla Elizabet Mucan-Martinegu ve ressam Eleni Altamura ile, ki bu ikisi azınlıkta kız çocuklarının eğitiminde öncü rol oynadılar, temas kurmasının ne anlama geldiğini buluyorsunuz. Yine aynı şekilde, Kavafis’in şiirlerinin okumalarının sonuçlarını göreceksiniz ki, bir başkasının senin için yaptığı, senin olmayan bir dünyanın ne anlama geldiğini göstermekte” dedi, ki Drosero’da bir kız öğrencinin bu okumlardan sonra başkasının onun hayatını belirlediğini anlayarak, nişanını bozduğunu söyledi. 

Dimitris Vlahos «Bu kitapta, eğitim politikasının temelinin bilgeliğe dayanması ihtiyacını, eğitimcilerin körlemesiye kendi şekillendirmelerine veya bakanlık emirlerinin düzenleyici kısır otoriterliğine dayanmaması gerektiğini gösteriliyor»

Rodop Filologlar Danışmanı sn. Dimitris Vlahos ise, işi felsefi ve etik boyutu hakkında konuştu ve “tanıklık şekli altında edebiyat öğretiminin karma türü”nden bahsetti.
 
“Kitabın öncülüğü, tipik bir edebiyat öğretiminden tamamıyla farklı olmasından kaynaklanıyor” dedi, kitabın yazarlarının Ksanthi ve Komotini’nin ortaöğretim okullarındaki edebiyat öğretim görevlilerinin şahsi tanıklıklarını yazdıklarını söylerken, kendi seslerini duyurduklarını ve “bu seslerin temeli okul sınıfındaki tecrübelere dayalı, bu da edebi yazıdan sonra kitabın ikinci avantajını oluşturmakta” diye ekledi.
 
“Eğitimcilerin tanıklıkları, örnek olarak çalışarak, sadece edebiyat eğitimiyle ilgili olmayan bir eğitim politikası için gerekli önkoşullar sorununu yeniden gündeme getiriyor. Eğitim politikasının temelinin bilgeliğe dayanması ihtiyacını, eğitimcilerin körlemesiye kendi şekillendirmelerine veya bakanlık emirlerinin düzenleyici kısır otoriterliğine dayanmaması gerektiğini gösteriliyor.”
 
“İyi öğretimin tek ebedi anları kişiler, kurumlar ve eğitim malzemeleri ilişkilerin kurulması, ki bu malzemeler nesneler değil, o yüzden işlenmesi teoriyle pratik, metinler ve farklı kültürlerden, yaş gruplarından yüzler, arasından görünen ve görünmeyen bağlantılar oluşturuyor ve bir eğitim topluluğuna ait olduğu hissi uyandırıyor.
 
Sn. Vlahos, bu kitabın örnek canlandırıcı olduğunu belirtti. Kendisi, “Her yerde uygulanabilir bir alternatif edebiyat öğretimi için örnek teşkil ediyor, ayrıca eğitimcilerin anlatımları adım adım deneyimleri ve öğreten ile öğrenen arasındaki ilişkiyi cesaretle ve özeleştiri yaparak anlatıyor” dedi, öğrenciye sesini duyurma imkanı sunduğunu, onu öğretmenin emri altında “boğmadığını” belirterek. 

Zoi Gavriilidu «Bu kitap, en isteksiz okuyucuların bile aşamalı olarak okumaya yönelmesinin modelini belirlemeye çalışıyor»

İkinci konuşmacı olan TDÜ Yunan Filolojisi Bölümü Başkanı ve Müslüman Çocukların Eğitimi Programı çalışanı sn. Zoi Gavriilidu ise, katılımcılık ve işbirliği kelimlerini terxih etti, bu girişimi tanımlamak için.
 
Kendisine göre, kitapta önerilen malzeme ve metod pratikte de uygulandı, çocukları işbirliği halinde, hata Yunan eğitiminde çok az olan işbirliği kültürünü kazanarak edebiyat dersine katılmaları yönünde harekete geçiriyor.
 
“Eğitimciler hedefe dayalı ama serbest bir şekilde öğretiyorlar, bir eğitimcinin yazdığı gibi, ve malzemeye kendi imzalarını atmaya çalışıyorlar aracılar olarak öğrencilere okumanın zevk verdiğini, yolculuğa çıkmaya yardımcı olduğunu veya dünyaya bakmak için bir pencere oluşturduğunu göstermek için” diyor, bu eğitim modeliyle “onca nesli kitaptan uzaklaştıran ‘şair burada ne demek istiyor’ serliği kayboluyor, veya ‘metni paragraflara ayırın’, ve öğrencilerin oyun aracılığı ile bilinçli veya bilinçsiz şekilde okumak için kendi motivasyonlarını oluşturuyor”.
 
“Bu kitap, en isteksiz okuyucuların bile aşamalı olarak okumaya yönelmesinin modelini belirlemeye çalışıyor. Yunan Filolojisi Bölümü Başkanı olarak küçük bir hedef koydum, görev sürem sona ermeden önce, sınıfta ne öğrettiğimiz yönündeki streotip algıyı değiştirmek için, öğrencilerimizin akıllarındaki filolog nedir klasik şeklini sunmak”.
 
Bu hedefin başarıya ulaşması için, sn. Gavriilidu, programın sorumlularına ve eğitimcilerine önümüzdeki döndemde TDÜ Yunan Filolojisi Bölümü öğrencileriene yaşanmış faaliyetleri konusunda işbirliği çağrısında bulundu. 

Spiros Kiosses «PEM eğitimcileri öğrencilerle birlikte ‘uçma’ sanatı konusunda eğitti ve onlara böyle bir uçuşun özgürlüğünü hediye etti»

Sn. Spiros Kiosses’in düşüncelerini ise sn. Eleni Kondolidu katılımcılara okudu.
Sn. Kiosses’in yazdığına göre, “bu kitabı, teori veya edebiyat öğretiminin ışığı altında, edebiyatın ve edebiyat tecrübesinin ne olduğu ve özellikle de eğitimcinin öğrenci ile metin arasındaki aracı olarak öğrenciye nasıl davranması gerektiğini, project metodu vs.’nin prototip uygulamasını olarak görebilir”.
Sn. Kiosses, birçok eğitimcinin farklı altyapılardan gelerek bu programda ortaklaşa çalıştığının önemine değinirken, “her birinin rolü veta pozisyonundan farklı olarak, biri diğerinden bir şeyler öğreniyor” diyor ve ekliyor “program çerçevrsinde öğretim görevinde bulunan eğitimcilerin sesinin yankı buluyor”.
Son olarak, “meslektaşlarımın tanıklıklarını ilgi ve beğeniyle okurken” diyor, “programın sadece gerekli teknik malzemeleri, haritaları ve ‘uçmak için’ yakıtı sunmadığını, eğitimcileri öğrencilerle birlikte ‘uçma’ sanatı konusunda eğittini ve onlara böyle bir uçuşun özgürlüğünü hediye ettiğini görüyorum” diyor.
Konuşmalar sonrasında salonda kitabın “başrol”ündeki eğitimciler arasında sohbet gerçekleşti ve bu pilot uygulamaya katılan öğrencilerden bazıları da bu sohbette yer aldı. 

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.