Mavi dil hastalığı için… şartlı tazminatlar
Sürülerinin bir kısmını mavi dil hastalığıyla kaybeden ilimiz hayvan besicilerinin, tazmin edilme ve bu tazminatın oranı konusunda kaygıları büyüyor. Besiciler, kabul etmek gerekir ki, yaşadıkları zor ekonomik şartlarda, her gün yetkililere başvuruyor ve şu ana kadar muallakta kalan bu durum hakkında bir cevap almaya çalışıyorlar. Rodop Bölge Veterinerlik Hizmeti’ne başvuran Rodop Hayvan Besicileri Derneği Asbaşkanı sn. Yorgos Mancaris, buradan genel olarak mavi dil hastalığından ölen hayvanlar için tazminat ödenmeyeceğini öğrendi. Böylece, hayvan besicilerinin kaybettikleri tüm hayvanlar için tazminat almaları söz konusu değil; sadece yakılanlar için tazminat alacaklar ki, ki onlara da Komotini Tarım Veterinerliği Hizmeti’nce süngersi ensefalopati teşhisi koyulmuşsa.
Bulgaristan’da mavi dil hastalığı tazminatları üç katı
Bölgemizde mavi dil hastalığı sonrasında çoğu kişi, sürüsünün %8-15’ini kaybetmiş; ancak bu rakam, bazılarında, virüsün sivrisinek yoluyla geçmesi sonucu %40’ı dahi bulmuştu. Her ölü hayvan için belirlenen tazminat, ilk başta, 30 euro’ya tekabül ederken, bu rakam komşu ülke Bulgaristan’da 90 euro’ya (180 leva) tekabül ediyordu. Hayvan besicileri, bu miktarı bile kabul etmişken, şimdi, bu miktarı kaybettikleri hayvanların tamamı için değil, sadece… yetkili kurumların tüm koşullarını yerine getirdikleri hayvanlar için alacakları görülüyor.
«Hayvan besicileri biraz daha mücadele etmeli, ufak da olsa bir ümit var, ancak örgütlenmeliyiz»
Sn. Mancaris, bölgemizdeki hayvan besicilerinin çok zor durumda olduğunu belirterek, “Gerçekten çok büyük ekonomik problemlerimiz var. Hayvan besicileri bugün çok fazla hayvan kaybetmiş durumda ve umutsuzluk içinde. Besicilikle uğraşmaya girişen birçok genç insan depresyona düşecek şekilde umutsuzluğa kapılmış durumda. Devletin bu sorunun üzerine eğilmesi ve incelemesi lazım, çünkü ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” diyor. “Besiciler biraz daha mücadele etmeliler. Ufak da olsa bir umudun olduğuna inanıyorum. Gerek il bazında gerel bölge bazında bir hayvan besicileri ve üreticiler grubu kurup daha fazla hak istemeyi amaçlıyoruz”.
«Hayvan besicilerine destek verilsin ki ülke ekonomisi ayağa kalksın»
Hayvan Besicileri Asbaşkanı, besiciliğin desteklenmesi gerektiğini, çünkü ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını vurguluyor. 2008 yılında koyun sütü ve peyniri üretiminin 600 bin ve 100 bin tona ulaştığını; bugün ise koyun sütü üretiminin 350 bin ton, peynirin ise 51 bin ton olduğunu söylüyor. “Yunan ekonomisi süt ve peynir üretimine dayanabilir, ancak bazılarının savunduğu gibi yüksek üretim birimleri kurarak değil. Geleneksel hayvan besiciliği ile daha kaliteli süt elde ediliyor, o yüzden peynir (feta) sadece Yunanistan’da üretiliyor. O yüzden geleneksel hayvan besiciliği desteklenmeli, çünkü ekonomi sadece kaliteli ürünlerle dayanabilir. Yetkililer besiciliğe destek vermeli ki ülke ayağa kalkabilsin” diye bitiriyor sözlerini.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
