İlhan Ahmet: “Kadın cinayetleri, Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç olarak tanımlanmalı”
Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, 28 Kasım Cuma günü XEN (Hristiyan Genç Kadınlar Birliği) Gümülcine Şubesi’nin Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle düzenlediği etkinliğe katıldı. İlhan Ahmet ve XEN üyeleri, kadın cinayetlerinin Ceza Kanunu’nda ayrı bir “özel suç” olarak tanımlanması gerektiğini ifade etti.
Etkinlik, “Kadın Cinayeti Ceza Kanunu’nda Yer Almalı Mı?” başlığı altında, XEN’in bu konuda ülke genelinde yürüttüğü imza toplama kampanyası kapsamında gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dimitra Kapitzoglu, konunun ne yazık ki her zaman güncelliğini koruduğunu, oysa toplum ilerledikçe bu tür olayların azalması gerektiğini kaydetti.
Yunanistan’ın en köklü kadın örgütlerinden biri olan XEN, Gümülcine’de 50 yılı aşkın süredir faaliyet yürütüyor. XEN, kadınlara destek ekibi ile 20 yıldır hukuki ve psikososyal danışmanlık sunuyor. Gümülcine’de Kadın Sığınma Evi açılmadan önce şiddet mağdurlarını avukatlar ve sosyal hizmet uzmanları aracılığıyla Selanik’teki yapıya yönlendireren XEN, zaman içinde ağırlıklı olarak farkındalık ve toplum bilinci çalışmalarına yönelmiş bulunuyor.
Etkinlikte konuşan İlhan Ahmet, aynı zamanda Meclis “Gençlik, Eşitlik ve İnsan Hakları Daimi Komisyon” üyesi olarak, hukuki tanımlamanın sosyal bilinçle birlikte ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi. İlhan Ahmet, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yalnızca yasal düzenleme değil, toplumsal zihniyet dönüşümü ve eğitim politikasının da şart olduğunu vurguladı.


Mevcut Ceza Kanunu yetersiz
İlhan Ahmet, ülkemizin bu konuda Avrupa uygulamalarını takip etmesi gerektiğine işaret etti. Milletvekili, mevcut Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin yalnızca genel anlamda insan öldürme suçunu kapsadığını, oysa kadın cinayetlerinin arkasında kadına yönelik baskı, yerleşik ve gerici kalıplaşmış yargıların, kadının başka bir gruba ait görülmesinin yattığını izah ederek, bu nedenle kadın cinayetinin özel bir suç başlığı olarak düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Konunun özellikle çok yönlü özellikler ve toplumsal dinamikler barındıran Trakya’da gündeme getirilmesinin önemine dikkat çeken İlhan Ahmet, bölgede kadınların sessiz kaldığını ima etti.
Bu tür suçlarda en büyük sorunun, kadınların sessiz kalması ve kapalı toplum yapıları olduğunu vurgulayan İlhan Ahmet, birçok durumda kadının tepki gösteremediğini, eşine veya partnerine yönelik her türlü suçlamanın ise yakın çevresi ve ailesi tarafından bir hata olarak görüldüğünü, kadına susması telkin edildiğini ya da yaşananların “öyle olmadığını” söylemesi istendiğini ifade etti. İlhan Ahmet, “Ve bu tavırlar, sözler, sonunda bir insanın hayatına mal oluyor” dedi.
Ancak, yıllar geçtikçe kadınların eğitim düzeyi ve ekonomik bağımsızlığı arttığı için bu sessizlik duvarının yavaş yavaş çözüldüğünü söyleyen İlhan Ahmet, buna rağmen polis gibi devlet kurumlarının kadınlara gerçekten destek olabilmek için yeterli eğitim mekanizmalarına sahip olmadığını dile getirdi.
“Rakamlar gösteriyor ki emniyet birimleri şikayetlerin çoğunu ciddiye almıyorlar. Durumu anlamıyorlar ve kadını hayatına devam etmeye ikna etmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullanan İlhan Ahmet, bu nedenle kadın tepki gösterse bile hem devlet kurumlarından hem de yakın çevresinden destek bulmakta zorlandığını, çünkü Yunan toplumunun yıllardır böyle bir anlayışla şekillendiğini kaydetti.
Eğitim ve bilinçlendirme şart
İlhan Ahmet, günümüzde “kadın cinayeti” tanımının yer bulması için öncelikle Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılması ve ayrı bir suç olarak tanımlanması gerektiğini yineledi. Ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyleyen Milletvekili, bu tür suçların kayıt altına alınması için mutlaka özel bir veri tabanı oluşturulması, ardından, özellikle polis teşkilatına yönelik özel eğitim programlarının uygulanması gerektiğini belirterek, şiddete uğrayan bir kadının ilk olarak polise başvurduğunu hatırlattı.
“Kadın polise başvurduğunda, polis memurunun ‘Sizi eve götürecek taksimiz yok’ ya da ‘Biz taksi hizmeti vermiyoruz’ şeklindeki ifadeleri, olayın önemini küçümsüyor” diyen İlhan Ahmet, ayrıca, yargı sisteminde de aile içi şiddet vakalarına yönelik özel bir yargı organı oluşturulması gerektiği görüşünü paylaştı. İlhan Ahmet, bunun da yine özel bir eğitim ve farkındalık altyapısı gerektirdiğini vurguladı.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
