Hayvan besicilerinin tazmin edilmesine yönelik net bir taahhüt yok

Hayvancılık krizi yönetimini keyfi olarak nitelendiren İlhan Ahmet, küçükbaş hayvan kesiminde iç organların telefi nedeniyle yaşanan gelir kaybı için hükümetin somut adım atmamasını eleştirdi

Rodop Milletvekili İlhan Ahmet’in,  küçükbaş hayvan kesiminde iç organların (sakatatların) telef edilmesi nedeniyle hayvan besicilerimin uğradığı ekonomik kayıplara ilişkin sunduğu güncel soru önergesi Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü. İlhan Ahmet’in sorusuna, Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakan Yardımcısı Yannis Adrianos yanıt verdi.

Milletvekili, önergesinde Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakanlığı yönetimine iki temel soru yöneltti. İlk olarak, yerel koşullar dikkate alınmadan uygulanan ve özellikle dağlık, yarı dağlık ve ada ekonomilerinde ciddi zararlara yol açan önlemlerin gözden geçirilip geçirilmeyeceğini soran İlhan Ahmet, bu bölgelerde birçok üreticinin geçimini yalnızca mevsimlik küçükbaş hayvan satışından sağladığını vurguladı.

İkinci olarak ise, her bir karkasta en az %10’luk ağırlık kaybına yol açan uygulama nedeniyle hayvancıların gelirlerinin neredeyse tamamen ortadan kalktığını belirten İlhan Ahmet, bu kayıpların üreticilerin kusuru olmaksızın ortaya çıktığına dikkat çekerek, tazminat ödenip ödenmeyeceğini gündeme getirdi.

Yannis Adrianos: “Konu ciddiyetle ve ve somut veriler ışığında değerlendirilmelidir”

Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakan Yardımcısı Yannis Adrianos, hükümetin hayvancıların karşı karşıya olduğu ekonomik baskıyı göz ardı etmediğini savunarak, izlenen politikanın iki temel hedefe dayandığını ifade etti: üretim ve gelirlerin korunması ile hayvan varlığının sağlığının güvence altına alınması.

Adrianos, koyun – keçi çiçeği hastalığı nedeniyle yasaklı bölgelerden gelen küçükbaş hayvan karkaslarından iç organların çıkarılmasının, etin piyasaya arzı açısından gerekli bir risk azaltma yöntemi olduğunu vurguladı.

Tazminat konusuna ilişkin olarak ise kesin bir taahhütte bulunmayan Adrianos, bu ihtimalin tamamen dışlanmadığını ancak detaylı inceleme gerektiğini dile getirdi. “Tazminat talebi, ciddiyetle ve somut veriler ışığında değerlendirilmelidir” diyen Adrianos, böyle bir adımın hem ulusal hem de Avrupa Birliği mevzuatı çerçevesinde mümkün olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Adrianos ayrıca, zararın boyutu, etkilenen hayvan sayısı, bölgesel farklılıklar, ticari etkiler ve mevcut destek araçlarının kapsamının da dikkate alınması gerektiğine işare etti.

Gerekli koşulların oluşması halinde tazminat konusunun adalet, orantılılık ve üreticilerin gerçek ihtiyaçları temelinde değerlendirileceğini söyleyen Adrianos, hükümetin geçmişte hayvancılık sektörünü çeşitli destek mekanizmalarıyla (itlaf edilen hayvanlar için ödemeler, yem desteği, gelir kaybı telafisi ve idari düzenlemeler) desteklediğini hatırlattı.

İlhan Ahmet: “Bakanlık, hem hukuki hem de siyasi sorumluluğu taşımaktadır”

Bakan yardımcısının yanıtını değerlendiren İlhan Ahmet, Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakanlığı’nın tutumunu sert sözlerle eleştirdi: “2026.458 sayılı Yürütme Kararı uyarınca, Bakanlığın tutumunu gündeme getirdim. Her ne kadar tazminat konusunun ‘inceleneceğine’ dair muğlak ifadeler kullanılsa da, gerçek tablo oldukça olumsuz.”

Bakanlığın söz konusu yerel farklılıkları dikkate almadan dayattığı uygulama ile iç organların itlafını zorunlu kıldığını belirten Rodop Milletvekili, bu yaklaşımın öngörülen istisnaların tamamen göz ardı edilmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Verilerin açıkça ortada olduğunun altını çizen İlhan Ahmet, Rodop dağlık kesiminin A bölgesinde yer almadığını, hastalığın merkezine 65 kilometre uzaklıkta bulunduğunu, Avrupa Birliği’nin belirlediği 20 kilometrelik risk sınırının dışında kaldığını ve son 8 aydır hiçbir vaka görülmediğini hatırlattı. İlhan Ahmet, “Bakanlığın bu katı tutumu, Avrupa Birliği mevzuatıyla açıkça çelişmektedir. Bu nedenle Bakanlık, hem hukuki hem de siyasi sorumluluğu taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.