«Gelecekte bizler büyüyoruz»

Editörleri, kitabın “felsefesini” ve PEM’in Trakya okullarında uyguladığı pilot-programının sonuçlarını anlatıyorlar - Hristos Daniil ve Eleni Hondolidu «Sözün eğitimcilere verildiği böyle bir kitap, Yunan bibliografyasında yok» - «Umudumuz söz konusu öğretim tarzının okulların tüm sınıflarına doğru genişletilmesi»

Trakya’daki Müslüman çocukların eğitim programının katkısı, ortada. 2002-2007 yılları arasında sürekli faaliyette olan Müslüman Çocukların Eğitim Programı (PEM) ortaokulun üç sınıfı için eğitim malzemeleri üretiyordu. Bu malzemelere, oturduğu yerden eğitim anlayışını değiştiren, grupları ve proje metodunu değerlendiren bir eğitim anlayışı eşlik ediyordu. 2012’de pilot uygulama, yani malzemelerin Trakya’da sınırlı sayıdaki okulda üç yıllığına uygulaması başladı.
 
Bu girişim malzemelerinden biri de, “Gelecekte Bizler Büyüyoruz. Edebiyat dersi için eğitimcilerin tanıklıkları” başlıklı kitaptı, ki dün Komotini’de, Dimokritio kitabevinin çatı katında tanıtıldı. Tanıtımı Rodop Edebiyatçılar Danışmanı Dimitris Vlahos, Trakya Dimokritos Üniversitesi (TDÜ) Dilbilim Uzmanı Zoi Gavriilidu ve Filoloji doktoru Spiros Kiosses yaptılar. PEM sorumluları Anna Frangudaki ve Thalia Dragona da konuşma yaparken, kitabın yazar ekibi de hazır bulundu.
 
Kitapta edebiyat dersinin pilot uygulmasında yer alan eğitimcilere söz veriliyor. Dersleri, tematik ve örnekler bölümleri ve bütün kitap okumaya, metinlerden kesitler değil, dayandırıldı; ki amaç öğrencilerin etkinleştirilmesi ve kendi söylevlerini oluşturabilmeleriydi. Sözkonusu kitapta eğitimciler Program içerisinde yaşadıkları şahsi tecrübeleri, öğrencilere ve onların tepkilerine dayandırarak, anlatıyorlar; derslerinden örnekler veriyorlar, hedef, endişe ve kaygılarını belirliyorlar, yaptıkları işin sonuçlarını gösteriyorlar. 

Hristos Daniil «Hepimiz, bu pilot programa katılarak, daha da olgunlaştık»

“Gelecekte biz büyüyoruz, bir olgunlaşma aşamasını göstermekte. Başlık, programımızda yer alan bir eğitimciye, Andonis Stergiu’ya ait, ki kendisi kendi katılımına, bu toplu yapıttaki kendi metnine bu başlığı seçmiş. Bizler de tüm bu süreci özetlediğini, özellikle de birinci çoğul olarak, ‘Biz büyüyoruz’, programa katılan bizleri de kapsadığını düşündük”. Paratiritis tis Thrakis’e konuşan, kitabın iki editöründen biri olan sn. Hristos Daniil, bu sözlerle açıklıyor başlığın nasıl doğduğunu, ve anlatıyor “Elbette ki bir eğitim programında büyüyüp olgunlaşan eğitim alanlar, yani öğrencilerdir. Ancak PEM’in bu pilot programının sonunda hepimiz olgunlaştık. O halde kendimizi, eğitimcileri de öğrencilere dahil ediyoruz, ki bizler de bu programa katılarak çok fazla kazanımlar elde ettik”. 

«Bu kitapla amacımız, tüm bu çabanın daha geniş bir kitleye tanıtılmasıydı»

Kitabın kimlere hitap ettiği konusuda ise, çok fazla kişiye hitap ettiğini söylüyor. “Kitap elbette eğitim camiasına hitap ediyor, Trakya hakkında bilgi edinmek isteyen insanlara hitap ediyor, azınlığa karşı nasıl yaklaşıldığını merak eden insanlara hitap ediyor, yani bu durumda birçok kişinin olumlu detaylar bulacağı çok aşamalı bir kitap. Yani öğrencilere ve velilere, eğitimcilere ve sadece Trakyalılara değil, tüm Yunanistan’a hitap ediyor” diyor. “Bu kitapla amacımız, geçmişte, iki ilde, Rodop ve Ksanthi’de, tüm bu çabanın daha geniş bir kitleye tanıtılmasıydı, çünkü sizler de biliyorsunuz ki taşrada ve Trakya’da olanların duyulması, diğer Yunanistan’ın bunlar hakkında bilgilendirilmesi hiç gerçeklemiyor. Böyle bir kitabın Atina merkezli bir yayınevi tarafından yayımlanması ile, bu bilginin eğitim camiasına, hatta tüm okurlara yayılacağına inanmak istiyorum.” 

«Bilimsel değil, ancak yaşantısal bir metin»

Kitabın içeriği ile ilgili olarak ise, sn. Daniil, kitapta çok fazla “kahraman” olduğunu söyledi. Bilimsel değil, programa katılan eğitimcilerinin bireysel tecrübelerini yazdıkları yaşantısal bir metin. “Yunan bibliografyasında, sözün eğitimcilere verildiği benzer bir kitap yok. Genellikle üniversitelerdeki öğretim görevlerinin derslerin nasıl olması gerektiğiyle ilgili kitapları var, ancak burada ters yönde hareket ediliyor, yani biz öğrecilerin bir tablosunu, tüm sürecin nasıl geliştiğini, sonuçlarını, öğrencilerin reaksiyonlarını sunduk. Sadece azınlıkla ilgili bir kitap değil bu. Azınlık çocuklarının yerinde Yunanistan’ın herhangi bir bölgesinden başka bir öğrenci olabilirdi”. 

«Üç aylık bir süre, çocuklar birleşik teması olan metinler üzerinde eğitim gördüler»

Öğrencilerin reaksiyonları ile ilgili sorumuza ise, sn. Daniil, bunların olumlu ve coşkulu olduğunu, diğer yandan öğrencilerin programa katılımının gönüllü olduğunu söyledi. “Çocuklar bir pilot-programa katıldıklarını ve bugüne kadar yapılan derslerle arasında büyük fark olduğunu biliyorlardı” diyor, “gruplar halinde çalışıyorlardı, aralarında ilişkiler kuruyorlardı, yeteneklerini geliştirdiler ve bunların tabii, konuşmalarını ve yazılarını. Sadece bu farklılaştırılmaları, yani ezber zorunluğu olması veya okulda zorunlu sınav olmaması, sanırım üzerine durduğumuz şeylerdi ve böylelikle öğrencilerde olumlu reaksiyonlar aldık.”
 
Sn. Daniil, programın edebiyata karşı “özel” davranışı konusunda da söz etmekten geri duramadı. “Bizim yaptığımız, edebiyatı çocukların kendi hayatlarıyla ilgili bir nesne olarak bulmaktı, böylece sadece belirli yazarların metinlerini incelemek yerine -örneğin herhangi bir Kavafis’in öğretilmesi değildi amacımız, amacımız öğrencileri ilgilendiren metinlerin öğretilmesiydi- onları ilgilendiren metinleri bulduk. Böylece, metinlere bölümler içerisinden bakıyorduk. Bir metnin eğitimi kesitsel veya şansa değildi, üç aylık bir süre, çocuklar birleşik teması olan metinler üzerinde eğitim gördüler. Bu tema bölümünden belirli metinleri öğrenmelerini öneriyorduk. Eğitimci, bizim önerilerimizi her sınıfın ihtiyacına göre uyarlıyordu. Her bölüm başlığı Ksanthi’de veya Komotini’de farklı metinler içeriyordu çünkü eğitimci, kendi öğrencilerini, yani onlara uyup uymadığını, beğenip beğenmeyeceklerimi baz alarak metinler seçiyordu. Böylece neo-Yunan edebiyatının tüm menzilini yaptık ama sadece neo-Yunan edebiyatıyla da sınırlı kalmadı bu. Dünya edebiyatından da çocuklarla ilgili, onların ruhuna hitap edecek metinler çevirdik. Bu birleşik öğretip şekline, inceledikleri bölmle bağlantılı şarkılarla, hatta filmlerle katıldık”. 

«PEM Trakya’da faal ve sonuçlarını yaşıyorsunuz»

Kitabın editörü, sözlerini tamamlarken, PEM’in “faydalı” yönlerine değindi ve bir alana müdahale edebilmek için, söz konusu eğitim alanı olduğu gibi, bunun kollektif olması gerektiğini söyledi. “Tek bir ders olmamalı, kesitsel olmamalı, devamı, tutarlılığı, neticesi olmalı. İyi ki bazı kesintilere rağmen PEM Trakya’da faal ve sonuçlarını yaşıyorsunuz. Toplumunuzda Yunan üniversitelerinden mezun olmuş çocuklar var. Eğitim alanında geçekten açıklar var. Bu daha geniş bir uygulaması olabilecek bir program. Belki bu program belirli bir azınlığa hitap eden bir program olabilir, ancak ufak değişikliklerle tüm Yunanistan’daki çocuklara hitap edebilir. Yunan eğitim sisteminde doldurulması gereken çok fazla boşluk var. Bizim müdahalemiz, yani bu kitabın yayını, bu konudaki diyaloğa katkı sağlamaya geliyor” dedi. 

Eleni Hondolidu «Eğer bir şeyi Trakya’da uygulayabiliyorsan, her yerde uygulayabilirsin»

Sn. Eleni Hondolidu da, aynı tonda konuşurken, bu kadar eğitimcinin ilk kez bilimsel değil, ancak yaşamsal tecrübeleri üzerine konuştuğunu söyledi. “Trakya, bildiğiniz gibi, eğitim alanında, bir insanın hayal edebileceği en zor alan” dedi, “Eğer bir şeyi Trakya’da uygulayabiliyorsan, her yerde uygulayabilirsin. Birçok eğitimcinin bu pilot uygulamaya katılması cesaretlendirici, çünkü edebiyat programı da, diğer dersler gibi okullarda, normal ders saatleri sonrasında gerçekleşiyor. Bu eğitimciler, edebiyat dersini, üç yıl boyunca, normal okul programıymış gibi uyguladılar. O yüzden belirli bir ağırlığı var”. 

«Çocukların, okulda öğretildiği şekliyle, edebiyatı anlayamadıkları görüldü”

Sonuç veren en büyük ağırlık, s. Hondolidu’nun altını çizdiği üzre, tüm bu yıllarda edebiyatı –sadece karşılaştıkları dil problemi yüzünden değil- anlayamayan çocuklardaki hayal kırıklığının programın uygulanmasıyla anlaya başlamasının verdiği iyimserlikti. “Çocukların, okulda öğretildiği şekliyle, edebiyatı anlayamadıkları görüldü. Biz de yeni bir yöntem denedik” diyor, çocukların reaksiyonunun da çok iyi olduğunu ve kendileri için iyimserlik yarattığını belirterek. “Çocuklar katıldılar, ödünç kitaplar aldılar ve belirttiğimiz gibi faaliyetlere katıldılar. Çocuklar bize edebiyatı sevdiklerini ve onlara verdiğimiz faaliyetlere katılmalarının ötesinde çok güzel sonuçlar da aldılar”.
 
Son olarak, sn. Hondolidu bu girişimle açılan yeni ufuklara değinerek, “Kitaba katılan 7 eğitimci ile iyi bir ‘maya’ oluşturduk. Çok kaliteli ve yaptıklarında ısrar eden ve yaptığını keyifle yapan eğitimciler. Umudumuz bu eğitim şeklinin tüm okulların sınıflarına yayılması”.

Kitabın yazarları

“Gelecekte Bizler Büyüyoruz. Edebiyat dersi için eğitimcilerin tanıklıkları” kitabının yazarları: Maria Aleksiu, Venetia Apostolidu, Hristos Daniil, Aleksandros Dimaras, Elpiniki Mutidu, Zoi Barba, Fotini Nestoridu, Andonis Stergiu, Elena Haci, Eleni Hondolidu. Yayın editörlerlüğünü Hristos Daniil ve Eleni Hondolidu üstlendi.

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.