Evros Milletvekili Anastasia Gara, %12’lik destek primi için

«Tonları düşük tutalım ki ‘Haciğakis paketi’nde yaşanan durumların tekrarı yaşanmasın» - «Bazı şeylerin ters gitmesi durumunda işletmelere bedeli olabilir ve bu tüm parti ve muhalefet çıkarlarından büyük olacak»

SYRİZA Evros Milletvekili sn. Anastasia Gara, Radio Paratiritis’te yayınlanan “N ve V ile” isimli programda, ND Avrupa Parlamentosu Milletvekili sn. Maria Spiraki ve Trakya’daki işletmelerin desteklenmesiyle ilgili olarak AB Rekabet Komiseri’nin cevabını “bayrak” yapmış olanlara “sert bir dille” cevap verdi. Son günlerde yeniden gündeme gelen %12 meselesiyle ilgili olarak ise, bu yardımın Avrupa yasalarıyla uyumluluğu yönündeki sonuçların hayali olduğunu iddia ederken; ülkenin daha önce çiftçiler için “Haciğakis paketi” meselesinde olduğu gibi zor durumda kalmaması için ilgili tüm siyasileri ve girişimcileri kamusal diyalogda “düşük tonları” korumaya davet etti.
 
“Hiç kimse dezavantajlı ve sınır bölgelerindeki işlerin desteklenmesine karşı değil” dedi Evros milletvekili, ancak bu önlemin Avrupa yasalarınının öngördüğü tüm önkoşulları yerine getirmediğini belirterek. Ki bu durum, belirttiği üzere, yıllardır geçerli olan ve daha önceki hükümetlerin de bildiği bir durum. “2011’de son kez, ulusal bütçede bu önlem için fon ayrıldı” dedi, sn. Gara, daha önceki hükümetlerden meslektaşlarının bu önlemin, tasarlandığı şekliyle sorunlu olduğunu bildiklerini kaydederek. “Avrupa Komisyonu bu önlem hakkında hiçbir zaman bilgilendirilmedi” dedi ve devam etti “ve bu sebepten dolayı bahsekonu fonları bütçeye yazmıyorlardı. Yaşadıkları güçlük, herhalde, bu sorunu işletmelere karşı yönetemiyor olmalarından kaynaklanıyor ve işletmelerin o paraları bir gün alacaklarını vaadederek konuyu askıda bırakmayı seçiyorlar, bu önlemin kaldırıldığını kendilerini bildirmiyorlardı. Bu yüzden, artık samimiyet gerektiğini söyledik”. 

«Sn. Spirki, sn. Vestager’in %12 konusundaki cevabını ya okumamış, ya da anlamak istememiş»

Konuyla ilgili Nea Dimokratia AP Milletvekili’nin Avrupa Komisyonu’ndan aldığı cevaba değinen sn. Gara, manalı bir şekilde “Sn. Spirki’yi dinlerken, cevap da önümde duruyorken, sn. Spiraki’nin sn. Vestager’in cevabını ya okumamış, ya da anlamak istememiş olduğunu düşündüm” dedi. İlgili metnin ilk cümlesinde “Mevcut bilgilere göre sn. AP Milletvekili’nin bahsettiği önlem tespit edilemiyor” dendiğini belirten Evros Milletvekili, “Bu sn. Stathakis’in bu konuyla ilgili Odalar başkanlarıyla yaptığımız görüşmede, Komisyon’un bu konuda hiçbir zaman bilgilendirmediğini söylemesinin tescilidir” dedi.
Vestager’in cevabını yorumlamaya devam ederken, “Bahse konu destek önlemleri, üye-devletlerce uygulanabilir, ancak Feragat Genel Yönetmelikleri’nde öngörülen tüm önkoşulların yerine getirilmesi şartıyla. Eğer bir devlet desteği sözkonusu yönetmeliğin tüm önkoşullarını yerine getirmiyorsa, Komisyon’ca, ilgilenen üye-devletin bunu ilanından sonra ve uygunluk koşullarının tamamının önkoşullarına sadık kalınması şartıyla uyumlu yardım olarak onaylanabilir” dedi. Bu alıntıdan sonra, sn. Gara, gerek sn. Spiraki, gerekse konuyu yeniden gündeme taşıyan meslektaşı sn. Anastasios Dimoshakis için “Avrupa kanunlarının tüm şartlar ve önkoşullarının yerine getirilmediğini anlamamışlar” dedi. 

«Tonları düşük tutalım ve gerçek sorunun ne olduğunu anlayalım»

Sözkonusu önlemin çarpık inşa edildiğini söyleyen ve Kalkınma Bakanı sn. Yorgos Stathakis’in bölgemizdeki mevcut veya yeni işletmelerin teşvik alması için başka yöntemler aradığını bildirdiğini hatırlatan sn. Gara, tüm bu sorunun yönetilmesinde tonların düşük tutulmasını ve sakin olmayı önerdi. “Hepimizin, en çok da muhalefet milletvekili ve AP milletvekillerinin dikkat etmesi gereken” dedi, “ülkenin daha önce çiftçiler için ‘Haciğakis paketi’ meselesinde olduğu gibi zor durumda kalmaması için düşük tonları korumak. Çünkü eğer Avrupa Komisyonu %12 konusunu ‘keşfeder’ ve kontrol etmeye kalkarlarsa, işletmelerden 1990’lı yıllardan bu yana alınan on milyonlar geri istenebilir. Tüm kurumlar ve onların temsilcileri bir ciddiyet göstermeli. Tonları düşük tutalım ve gerçek sorunun ne olduğunu anlayalım. Çünkü mikropolitik, mikro-çıkarlar, mikro-parti tartışması ve çelişmesi bazında bazılarının işine gelebilir, ancak bunun işletmelere maliyeti çok daha büyük olacaktır ve olabilecek herhangi bir partisel veya muhalefet lehine çıkarı aşar”. 

«Sınır bölgelerine vergisel teşvik, hükümetin amaçları arasında»

Söyleşinin devamında, sn. Gara, son demeçlerinde Bakan Vekili sn. Trifonas Aleksiadis’in de belirttiği üzere, Ekonomi Bakanlığı’nı da düşündüren Trakya’daki işletmelerin komşu ülkelerle kıyaslandığında adil olmayan vergi rekabeti sorununa da değindi. “Biz sürekli komşu ülkelerle rekabet olduğu sorununu gündeme getiriyoruz” dedi, “özellikle Evros’ta hem Türkiye hem Bulgaristan’la var ve bu çok zor başedilebilecek bir rekabet. Diğer yandan Avrupa Kanunu var ki hiç de esnek değil ve sana çok fazla şey yapma izni vermiyor. Buna rağmen çok defa gerek sn. Aleksiadis’i, gerek sn. Stathakis’i ziyaret ettik ve bu bölgelere, gerek yatırım gerekse vergisel olarak teşvik verilmesini istiyoruz. Şimdiden sn. Aleksiadis sınır bölgelerinde olup, özellikle de Bulgaristan’la rekabet sorunu yaşayan bölgelerde vergisel teşviklerin sağlanmasının üzerinde çalıştığını açıkça ilan etti. Aynı zamanda sn. Stathakis sınır bölgelerindeki yeni ve mevcut işletmlere teşvikler ve emek ücretinin desteklenmesi üzerine de çalışıyor. Biliyorsunuz ki Mart ayı zor bir ay, müzakerelerin yapuldığı ve bakanlıkların bunlarla uğraştığı ay. İlk değerlendirmeyi geçinceye kadar, fikrimce, vergi önlemi açıklanamaz. İlk değerlendirmenin sonlanması ve sonrasında yatırım ve vergi teşvikiyle ilgili herhangi bir projenin ilan edilmesi lazım. Zaten tartışmaya açılan kalkınma yasasında, sınır bölgeleri için özel teşviklerin olduğunu gördük. Böylelikle hükümetin amacı da bu yönde”. 

«EBZ ‘siyasi mağaza’ya dönüşmüştü»

SYRİZA Evros Milletvekili’nden değerlendirmesi istenilen bir başka konu ise, Yunanistan Şeker Fabrikası (EBZ) konusuydu. Sn. Gara, “verdiğimiz en çetin mücadelelerden biri” derken, bu konuda da bir bağlantı merkezine varıldığını söyledi. Geçmişte bir yolculuğa çıkarak, “Önceki yönetimlerce siyasi ve yönetimsel anlamda kötü yönetimin hakim olduğu, ‘siyasi bir mağaza’ya dönüşmüştü” dedi. “Hiç kimse bu şirket nasıl kâr yapan ve ayakta kalabilecek, gelişecek ve başka faaliyetler yapabilecek bir şirket olmalı diye düşünmedi”. 

«Daha önceki hükümetler, Ziraat Bankası’nın (ATE) Pireus Bank’la birleşmesi sonrasında, özünde EBZ’yi teslim ettiler»

EBZ’nin ve genel olarak şeker pancarı üretiminin hayatta kalması amacıyla gerçekleştirelecek olan mücadelenin gelişmekte olduğunu onaylarken, sn. Gara, yaşadıkları zorluklara da değindi ve “Daha önceki hükümetler, Ziraat Bankası’nın (ATE) Pireus Bank’la birleşmesi sonrasında, özünde EBZ’yi teslim ettiler ve neticede yönetim, kendi başına karar alamıyor” dedi. “Her şey Pireus Bank’ın ortak fikriyle oluyor ki bu da orada ‘tehditlerin’ olması demek.  Fakat tüm bunlara rağmen biz, Pireus Bank’a da EBZ’nin çok fazla olanakları olduğunu görmesi için basınç uygulayarak mücadeleyi sürdürüyoruz”. 

«EBZ’nin yeniden çalışması için küçük ve sabit adımlar lazım»

Sözlerini tamamlarken, EBZ Başkanı tarafından yeniden düzenleme projesi sunulduğunun altını çizdi, “Ekonomik sorunlarda bir iyileştirme, masrafta büyük bir azalma, çalışanların maaşlarında bir düzenleme, çalışma masrafı –özellikle de enerji masrafı– ve borcun yeniden yapılandırılmasını içeriyor. Çünkü EBZ’nin Pireus Bank’a 150 Milyon euro borcu var, ki bu bir fabrika için devasa bir borç ve yeniden yapılandırılması önerildi. Küçük fakat sabit adımlar lazım, bizler şu aşamada Pireus Bank’a üreticilerin acilen ödenmesi için bir kredi vermesi yönünde baskı yapıyoruz, ki üreticiler yeniden tarlalara girsinler ki hammaddeleri kaybetmeyelim. Bu Pireus Bank’ça kabul edildi, ancak Banka’nın da kendi kendi çalışma işlemleir var. Ancak ben bu konuda iyimserim, çünkü en büyük fabrikalardan birinden söz ediyoruz” dedi.

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.