Erdoğan’ın Yunanistan gafları
TÜRKİYE Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7-8 Aralık tarihlerinde Yunanistan’ın başkenti Atina ile Batı Trakya’nın Gümülcine şehrinde resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret üst düzey güvenlik önlemleri altında geçti. Atina’daki görüşmelerde Erdoğan’ın ileri sürdüğü “Lozan Antlaşması’nın güncellenmesi”, Gümülcine’de ise Batı Trakya Türklerine hitaben konuşurken gösterdiği “Rabia” işareti ziyarete damgasını vurdu.
GEZİ İYİ HAZIRLANMAMIŞ
Yunan tarafı Atatürk, Venizelos ve İnönü’nün Türk-Yunan dostluğuna ve işbirliğine yaptıkları katkıları beş defa dile getirdi. İlki, ziyaretten bir gün önce SKAI Televizyonu muhabirinin Ankara’da Erdoğan ile yaptığı söyleşide yöneltiği bir soruydu. İkincisi, Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos muhatabını salamlaması sırasında. Üçüncüsü, Çipras tarafından Erdoğan ile ortak basın toplantısında. Dördüncü ve beşincisi Pavlopoulos tarafından akşam yemeğinde… 1930 ruhu bağlamında anımsatılan bu tarihi gerçekler karşısında, Erdoğan’ın hiçbir açıklama yapmaması dikkat çekti. Yunan, Türk ve dünya kamuoyunun beklentisi, Erdoğan’ın, 65 yıl sonra 1930 ruhunu canlandırmak için Atina’ya geldiğini vurgulamasıydı. Yunan kamuoyunda paylaşılan ortak fikir, ziyaretin her iki tarafça iyi bir şekilde hazırlanmadığı.
RABİA’NIN ANLAMI
Batı Trakya Türkleri, Erdoğan’ı Gümülcine’de büyük bir sevgiyle karşıladı. Erdoğan’ın yaptığı konuşmalarda en çok dikkat çeken azınlık insanını “Rabia” simgesi ile ilişkilendirmiş olması oldu. Cumhurbaşkanı şunları dile getirdi: “Bizim Rabia’da ne var? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Tek millette ne var? Türkiye’de hangi etnik unsurlar varsa, bunların hepsi o tek millet kavramının içerisindedir.” Erdoğan’ın kastettiği Türk milletidir. “Aynı şey Yunanistan için de geçerlidir. Hangi etnik unsurlar olursa olsun bunun içindedir.” Kastettiği Yunan milletidir. Buradan hareketle şu söylenir: Türk devletine yurttaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Yunan devletine yurttaşlık bağı ile bağlı olan herkes Yunandır.
YUNAN TEZİNİ ONAYLADI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, şöyle dedi: “Sayın Başbakanla görüşürken de gündeme geldi. Ben burada kendi soydaşlarıma da sesleniyorum. Azınlıklar kavramı içerisinde burada Müslüman azınlık noktasından mı, yoksa Türk azınlık noktasından mı hareket… Kendileri, ‘Orada Pomak da Roman da var’ dediler. ‘Bana göre bizim ortak paydamız İslâm’dır, dedim.” Sayın Erdoğan bu sözleriyle, Müslüman azınlığının üç etnik kökenden oluştuğunu ötedenberi iddia eden Yunan tezini desteklemiş ve onaylamış oldu.
MİLLET’İ ÜMMET YAPTI
Osmanlı coğrafyasında da Batı Trakya bölgesinde sözü edilen üç farklı ana dil zaten konuşulmaktaydı. 1923’ten sonra ne değişti? Şu değişti: 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilân edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lozan Antlaşması’ndaki tanıma göre, Müslüman azınlığının üç ana dilden oluştuğunu yeni keşfetmiş. Bizleri, “Rabia” simgesi anlayışıyla ümmet temelinde birlik beraberliğe davet ediyor. Ancak eksik bıraktığı bir husus var. O da şu: Batı Trakya Müslümanları, 1923’ten beri Türk milletine aidiyet duygusu ve bilinci içinde yurtsever ve demokrat Yunan yurttaşları olarak bu topraklarda yaşamaktadırlar. Azınlığın Türk milletine aidiyet duygusunu görmezlikten gelerek, “Rabia” şemsiye altında birlik beraberliğe çağırmak, azınlıkta bölücülük tohumları ekmek değilse, nedir? Yunan yurttaşı Batı Trakya Türkleri, iki Mustafa’nın yolunda… Mustafa Kemal Atatürk’ü yok saymak, peygamberimiz Hazreti Muhammed’i de yok saymaktır.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
