Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Meclisi, atık yakma tesislerine ilişkin ÇED raporuna olumsuz görüş verdi
Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Meclisi, kentsel katı atıklardan (ΑSΑ) türetilmiş Enerji Üretim Hammaddelerinin (ΑΕPY) enerji amaçlı değerlendirilmesini öngören tesis ağına ilişkin Stratejik Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna (SΜPΕ) oy birliğiyle olumsuz görüş bildirdi. Eyalet konseyinde yer alan her grup farklı argümanlardan yola çıkarken, grupların özellikle atık yakma modeline ilişkin yaklaşımları birbirinden ayrıldı.
Söz konusu Stratejik Çevresel Etki Değerlendirme raporu, ülkede mevcut çöp depolama atık yönetim modelinden daha çevreci, verimli ve rekabetçi bir döngüsel yönetim modeline (enerji geri kazanımı dahil) geçişi hedefliyor ve bu dönüşümün 2030 yılına kadar tamamlanmasını öngörüyor.
ÇED raporunda eksiklikler tespit edildi
Stratejik Çevresel Etki Değerlendirme raporu, ülkede altı enerji geri kazanım tesisinden oluşacak bir ağın çevresel boyutunu değerlendiriyor. Bu kapsamda, Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti’nde bir tesis kurulması planlanıyor. Tesisin, Rodop veya İskeçe’ye kurulması, tüm Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti’nden (Kuzey Meriç, Semadirek, Dedeağaç, İskeçe ve Kavala) gelen enerji üretim hammaddelerini kabul etmesi öngörülüyor.
Eyalet hizmetlerinin meclis toplantısında sunduğu öneride, raporun ek belgelerle güçlendirilmesi, kritik stratejik planlama parametrelerinin daha detaylı biçimde analiz edilmesi gerektiği vurgulandı. Raporun, ancak bu şekilde ulusal ve Avrupa mevzuatı gerekliliklerine uygun hale gelebileceği kaydedildi. Raporda ayrıca, mevcut atık yönetimi, mevcut atık akışları, altyapı ve kapasitelere ilişkin ayrıntılı verilerin yer almadığı tespit edildi.
Stratejik Çevresel Etki Değerlendirme raporunun, tesislerin yer seçimi kriterleri, konumlandırılması, tercih edilen teknoloji ve Belirlenmiş En İyi Teknikler (BAT) ile uyumluluk konularında net sonuçlara varamadığı gözlemlenirken, bu konuların yalnızca “gösterge niteliğinde” ele alındığı ve sonraki aşamalara bırakıldığı, temel senaryonun ise gerekli gerekçelendirme yapılmadan seçildiği ifade edildi.
Aynı zamanda raporun, projenin Avrupa Yeşil Mutabakatı, Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Ulusal ile Bölgesel Atık Yönetimi Planları (ESDA, PESDA) gibi temel Avrupa ve ulusal stratejik belgelerle uyumluluğunun yeterince belgelemediğine dikkat çekildi.
Planın çevresel etkilerine gelince, özellikle emisyonlar ve sera gazları, yakma atıklarının yönetimi ile yerel ekosistemler ve halk sağlığı üzerindeki olası etkiler açısından yeterli verilerle desteklenmeden analiz edildiği vurgulanırken, ayrıca müdahalelerin coğrafi olarak belirlenmemiş olması nedeniyle doğal ve insan kaynaklı çevre üzerindeki birikimli veya yerel etkilerin (örneğin atmosfer kirliliği, su ve toprak üzerindeki etkiler, peyzaj, halk sağlığı) değerlendirilmediği, önleyici veya izleme önlemlerinin de yeterince belgelenmediği dile getirildi.
Ana muhalefet eksiklikleri sıraladı
Ana muhalefet lideri Hristos Metios, atık yakmanın toprağa ulaşan çöpleri azaltmak için bir çözüm olduğunu ve bazı olumlu yönleri bulunduğunu, çöp depolamanın azaltılması, enerji üretimi, döngüsel ekonomi hedeflerine katkı ve istihdam yaratılmasının bunların arasında sayılabileceğini söyledi.
Ancak emisyonlar, ağır metaller ve dioksinlere ilişkin olumusuz etkilerin raporda yeterince gerekçelendirmediğini vurgulayan Metios, ayrıca yakma atıklarının yönetimi konusuna değinilmediğini, bu artıkların özel bir şekilde işlenmesi gerekliliğinin ele alınmadığını ifade etti.
Metios, yerel halkın bilgi sahibi olmasi için tesisin nerede konumlanacağının netleşmesi gerektiğini belirterek, böylece, ayrıca oluşabilecek endişelere uygun yanıtlar verilmesini istedi. Ana muhalafelet grubu, tüm bu nedenlerden dolayı söz konusu ÇED raporuna olumsuz görüş bildirdi.
Bağımsız Birlik Girişimi ve Halk Cephesi atık yakmaya tamamen karşı
Bağımsız Birlik Girişim lideri Stergios İliopoulos, liste olarak atık yakma uygulamasına tamamen karşı olduklarını açıkladı. İliopoulos, bu yöntemin Avrupa’da artık modasının geçtiğini, çünkü döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma ile çeliştiğini vurguladı.
İliopoulos’a göre, tesisler bu şekilde hayata geçirildiğinde yakma, geri dönüşümün önüne geçiyor, tesisler için minimum atık miktarı taahhüt edileceği için geri dönüşüm ve atık üretimini azaltma teşvikleri azalıyor. Ayrıca, tesisler sürekli atık akışına ihtiyaç duyacağından, genel atık üretiminin kontrolü de zorlaşıyor.
Uygulamanın tarım sektörü ve turizm üzerinde yaratacağı olası olumsuz etkilerden duydukları endişeyi de dile getiren İliopoulos, eyalet yönetiminden atık tesislerinin bu bölgede yeri olmadığına dair siyasi bir yanıt verilmesini talep etti.
Halk Cephesi ise açıklamasında (Eyalet Meclis Üyesi Dionisis Kladis toplantıya katılmadı) Eyalet Meclisi’nden, atık yakmayı “kanserojen bir suç” olarak nitelendirerek net bir siyasi tavrın ortaya konulmasını istedi. Rodop ve İskeçe’de atık yakma tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi için halkı harekete geçmeye çağıran muhalefet listesi, atık yönetimiyle ilgili halk karşıtı yasal çerçevenin kaldırılması, atık yönetiminde özel sektörün rolünün tamamen sona erdirilmesi ve (sermaye vergilendirilmesi ile) yeterli devlet finansmanının sağlanması gibi taleplerde bulundu.
Açıklamada ayrıca, atık yönetimi için gerekli altyapının planlanması ve konumlandırılmasında halkın sağlığı, yaşam kalitesi ve çevrenin korunmasının öncelikli kriterler olarak dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
İktidar listesi de eksikliklere vurgu yaptı
Eyalet Başkanı Hristodoulos Topsidis ise, atık yakmanın 2021 tarihli bir yasa ile düzenlendiğini ve bu yasanın Avrupa direktifini ulusal planlamaya dahil ettiğini hatırlattı. Yasaya göre yakma, yalnızca belirli modern enerji geri kazanım tesislerinde, döngüsel ekonomi çerçevesinde ve geri dönüştürülemeyen atıklar için uygulanabiliyor.
Topsidis, yasaya göre atık yakmanın geri dönüşümün yerine geçmediğini, aksine döngüsel ekonominin bir parçası olduğunu, atıkların önce azaltıldığını, geri dönüştürüldüğünü ve ardından yakma işlemi için yönlendirildiğini izah etti.
Buna rağmen, ÇED raporunda birçok belirsizlik ve çelişkili konu tespit edildiğini sözlerine ekleyen Eyalet Başkanı, FOSDE yeni bir plan sunmuş olsa da her şeyden önce raporun bölgesel planlama ile uyumlu olmadığın ifade etti.
Ayrıca raporda, atık miktarları, mekansal düzenleme, enerji geri kazanımına ilişkin teknik gerekçelendirme gibi konularda eksikliklerin bulunduğunu söyleyen Topsidis, bu nedenle yetkili hizmet biriminin tespitlerini de dikkate alarak, söz konusu ÇED raporuna olumsuz görüş bildirdiklerini açıkladı.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
