Dimokritio Üniversitesi, kendi ve toplum için çevre politikasını uygulamak istiyor
Sürdürülebilir Kalkınma Komitesi üyeleri Maria Pebetzoglu ve Giannis Nikolau ‘PtTh’ ile konuştu
Dünya Çevre günü çerçevesinde, Cuma günü, Doğu Makedonia – Thraki Europe Direct ile işbirliği içerisinde üniversite tarafından düzenlenen “COVID Sonrası Dönemde İklim Değişikliği” konulu çalıştay sırasında sunulan Dimoktirio Üniversitesi’nin Çevre Politikası çok boyutluydu.
Bu çabada, Rektör Yardımcısı Sn. Fotis Maris, Sosyal Politika Bölümü Başkanı Profesör Sn. Maria Pebetzoglu ve Çevre Mühendisliği Bölümü Doçenti Sn. Giannis Nikolau’dan oluşan Dimokritio Üniversitesi’nin Sürdürülebilir Kalkınma Komitesi, bu politikayı ve üniversitenin uygulanmasına yönelik gerçekleştirdiği eylemlerini sundu.
Radyo Paratiritis ve Natassa Vafiadu’ya konuşan Sn. Pebetzoglu ve Sn. Nikolau, çalıştaydan, Dimokritio Üniversitesinin Çevre Politikası’ndan ve BM’nin 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden bahsettiler.
Maria Pebetzoglu “Dimokritio Üniversitesi, 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tanıtımına ve çevrenin korunmasına aktif olarak katkıda bulunmaktadır”
Sn. Pebetzoglu, “Üniversitemiz, 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tanıtımına ve çevrenin korunmasına öncülük etmekte ve aktif olarak katkıda bulunmaktadır.” ifadelerine yer verdi.
Halihazırda, üniversitenin çevre konseyi ve sürdürülebilir kalkınma komisyonu, söz konusu eylemler ve üniversitenin hareketleri çerçevesinde faaliyet göstermektedir.
2019’ten bu yana Dimokritio Üniversitesi, Sürdürülebilir Kalkınma için Ellada Çözümler Ağı’nın üyesidir, öğrencilerinin çoğu Sürdürülebilir Kalkınma için Çözümler Ağı’nın gençlik grubuna katılmıştır ve sürdürülebilirlik adına Ellada Üniversiteleri Ağı için bir çalışma grubu da kurulmuştur.
AB, koronavirüs öncesi dönemde ekonomisini dönüştürmeye ve 2050 yılına kadar iklim tarafsızlığına ulaşmaya kararlıydı. Sn. Pebetzoglu’nun belirttiği üzere bu, alınacak önlemlerden etkilenenler için adil bir geçiş ve destek sağlanması gereğiyle yüksek bir maliyet gerektirmektedir.
Bu nedenle adil geçiş fonu oluşturulmuştur, ancak pandemi, tüm nüfus ve ekonomi için birçok ciddi sosyo-ekonomik sonuçlarla tasarım değişiklikleri getirmiştir.
Bu nedenle, koronavirüs krizi nedeniyle, AB’nin, 2050 yılına kadar iklim tarafsızlığına ulaşma hedeflerinin gözden geçirilmesi, ayarlanması ve başarılarının ertelenmesi gerekebilir. Çünkü, sadece yeni yeşil ekonomiden önce adil bir geçiş için değil, aynı zamanda koronavirüs krizinden etkilenenleri desteklemek için de mevcut olmalılar.
Bunun bir sorun olmadığını, ancak ekonomik büyüme, sosyal olarak adil kalkınma ve çevresel olarak sürdürülebilir kalkınma için yeni beklentiler yaratma fırsatı olabileceğini dile getirdi.
Yeşil büyümeye dengeli bir geçiş şart
Ülkemiz, çevrenin koruması konusunu, Anayasa maddeleri arasına ilk yer veren ülkelerden olmasına rağmen, pratikte diğer AB ülkelerinin gerisinde kalmıştır. Ancak, 2019’dan bu yana hükümet, ülkenin 2028 yılına kadar tamamen linyitsizleştirilmesi için çok iyimser hedefler belirlemiştir.
Sn. Pebetzoglu, ülkenin ekonomik faaliyetinin ve kalkınma beklentilerinin dönüşümünün kademeli olması gerektiğinden dolayı, bu süreçte faydaların ve maliyetlerin dengelenmesi gerektiğine inanıyor.
“Geçiş süreci ne kadar hızlı olursa, maliyeti de o kadar yüksek olacaktır. Bu nedenle, genel olarak düşünerek hareket etmeli ve her zaman uygun adımları atmalıyız, çünkü bu topluma çok büyük bir maliyet getirebilir. Açıkçası, toplum için fayda ve maliyetleri dengeleyerek, istikrarlı adımlarla ve her zaman bir bütün olarak, yeşil ekonomiden yanayız.” sözleriyle açıklamalarına son verdi.
Giannis Nikolau “Dimokritio’nun çevre politikası, BM tarafından belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi ile belirlenmektedir”
Sn. Nikolau ise, iklim değişikliğinin hem toplumu hem de ekonomiyi etkilediğini, çünkü bir işletme doğrudan etkilenmediğinde dahi, açıkladığı gibi, tedarik zinciri etkilenirse, tüketicilere geçecek olan arz kesintileri ve artan maliyetler görecektir ve bunların geri kazanımı devlet tarafından karşılanacaktır. Ayrıca daha önce de belirtildiği gibi, iklim değişikliği nedeniyle, DM-T’nin kabul merkezlerinde dahi mülteci akışlarını görüyoruz.
Dimokritio’nun çevre politikası sorulduğunda, bunun BM tarafından belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri tarafından belirlendiğini açıkladı.
Bunlar arasında, sıfır yoksulluk, sıfır açlık, sağlık ve esenlik, kaliteli eğitim, cinsiyet eşitliği ve diğer sosyal, çevresel ve ekonomik hedefler bulunmaktadır.
Sn. Nikolau, işletmelerin, eyaletlerin ve üniversitelerin buna uyum sağlamaya başladığını ve sonuncularının üç uyum seviyesine sahip olduğunu söyledi.
Dimoktirio Üniversitesi nasıl uyum sağlamaktadır?
Bunlardan biri, araştırmanın bu hedeflere uyarlanmasıdır. Bu, öğretim üyelerinden topladıkları ve kategorize ettikleri 17 hedef hakkında Dimokritio’da halihazırda yapılmakta olan bir şeydir.
Ayrıca üniversite, bir kurum olarak, atıklarını azaltmaktadır. Bu bağlamda, çeşitli üniversite bölümlerinde çevre koşullarını hazırladılar ve çevre dostu çalışmak, geri dönüşümü teşvik etmek adına, üniversite yurtlarında fotovoltaik sistemler kurdular ve su kalitesi ölçümleri gibi bir çok girişimde bulundular.

Yerel topluluklara açılma
Aynı zamanda, çok önemli olduğunu düşündüğü, birçok yaşam boyu öğrenme programı ve yerel topluluklara açıldıkları atölye çalışmaları bulunmaktadır ve bu konuları ve nasıl davranmaları gerektiğini vurgulamaktalardır. Sonuçta, bu, okullar da dahil olmak üzere, yerel topluluklar için ücretsiz programlar hazırlayarak atacakları bir sonraki adımdır.
Hedeflere ulaşmanın tek yolunun bu olduğunu açıklamak için, “Çok dinamik bir öğrenci grubumuz var, öğrencileri 17 hedefe katılmaya teşvik ediyoruz, girişimleriyle ve hedeflerin üyelere tanıtımında bize çok yardımcı oluyorlar.” dedi.
Elbette ki, çalışmaları durmamaktadır, bu nedenle çalışma kılavuzlarının bu yönde uyarlanmasıyla, bu hedefleri daha tutarlı hale getirmek adına tüm bölümler için kılavuzlar hazırlamaktadırlar. Ayrıca, daha önce yapmamışlarsa, 17 hedefi entegre etmeye başlamak amacıyla işletmeler ve yerel yetkililerle temas kurmak istiyorlar.
Toplumlar hazır, ancak maliyetler engelliyor
Sn. Nikolau, çevre sorunlarına olan ilgi büyük olmasından dolayı toplumların bu geçiş için hazır olduğuna inanıyor, ancak, insan sağlığı ile daha doğrudan ilgili olan organik ürünler hariç, maliyeti yüklenmeye hala istekli değillerdir.
“İdeolojik olarak insanlar, bunu istiyor gibi görünüyor, ama bir yerlerde ekonomik faktörler onları zorluyor.” ifadelerine yer verdi.
Tüm bunların yanında, çevrenin, ekonomi gibi bir politika tarafından yeniden canlandırılabilecek bir unsur olmadığı konusunda uyardı. “Sistemlerin taşıma kapasitesini aşarsak, geri dönüşü olmayan durumlarla karşı karşıya kalabiliriz. Hiçbir teknoloji bunu geri döndüremez ve dünyamızın bizim için sürdürülebilir olmasını sağlayamaz.” dedi.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
