Bu yıl pamukta üretim ve fiyatlar daha yüksek, ancak sorunlar devam ediyor
Bu yılın pamuk açısından geçen yıla kıyasla hem üretim hem de fiyatlar bakımından daha iyi geçmesi bekleniyor. Ancak fiyatların hâlâ oldukça düşük seviyelerde bulunması ve üretim maliyetlerinin yüksek seyretmesi, pamuk üreticileri üzerindeki baskıyı sürdürüyor.
Trakya Çırçır Fabrikaları Başkanı Stamatis Kouroudis, bu yılki üretim beklentilerinin yanı sıra dünya piyasalarındaki gelişmeleri değerlendirerek, pamuk sektörünün mevcut durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yeni Ortak Tarım Politikası (KAP) kapsamında pamuk üretimine yönelik desteklerdeki olumlu gelişmelere dikkat çeken Kouroudis, rakip üreticiler karşısında pazar kaybetmeye başlayan Yunan pamuğunun uluslararası pazarlarda daha rekabetçi hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Verim beklentisi daha yüksek, fiyatlar tarihi dip seviyelerden toparlanıyor
Üreticilerin şu ana kadar sezonun gidişatından memnun olduğunu aktaran Kouroudis, ancak üretim açısından belirleyici ayın her zaman Eylül olduğunu ve daha yüksek verim elde edilmesini umduklarını dile getirdi.
Öte yandan üretim maliyetlerinin ciddi şekilde artması nedeniyle, özellikle likidite sorunu yaşayan bazı üreticilerin maliyetleri düşürmek amacıyla gerekli gübreleme ve bitki koruma uygulamalarının tamamını yapmamış olabileceğine dikkat çeken Kouroudis, bunun da gerçek verim üzerinde olumsuz etkisi olabileceğine ve durumun hasat başladığında netleşeceğine işaret etti.
Üreticiler için en önemli gündem maddelerinden biri ise fiyatlar. Fiyatların geçmiş yıllardaki kilogram başına 35 centlik tarihi düşük seviyelerden uzaklaşarak şu anda yaklaşık 50 sent seviyesine yükselmesi olumlu karşılanıyor. Mevcut yükseliş eğiliminin devam edebileceği öngörülüyor.
Ancak 50 sentlik fiyatın geçen yılki 35 sent seviyesine göre daha iyi olmasına rağmen hâlâ oldukça düşük olduğunu söyleyen Kouroudis, üretim maliyetlerinin bugünkünün neredeyse yarısı olduğu dönemlerde bile 50 sentin taban fiyat olarak kabul edildiğini hatırlatarak, bu nedenle mevcut fiyatların üreticiler açısından yeterli olmadığını ifade etti.
Diğer taraftan, kısa sürede piyasa koşullarına göre olağan dışı derecede büyük bir fiyat artışının da sürdürülebilir olmayabileceği yönünde endişeler bulunuyor.
Kouroudis, buna rağmen belirsiz bir dönemden geçildiğini ve geçmişte yaşananların geleceğin garantisi olmadığını belirterek, fiyatların önümüzdeki dönemde iyileşmeye ve yükselmeye devam etmesini umduklarını sözlerine ekledi.
Pamuk için hem olumlu hem olumsuz gelişmeler var
Tarım ürünlerinin genel olarak büyük bir kriz yaşadığına dikkat çeken Kouroudis, pamuğun diğer önemli tarımsal ürünlere kıyasla konumunu bir miktar iyileştirdiğini, ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi.
“Dünya genelinde ve elbette Yunanistan’da da tarım sektörünü daha geniş anlamda etkileyebilecek kapsamlı değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Kouroudis, son dönemde bazı olumlu gelişmelerin de yaşandığını kaydetti.
Bunların başında Avrupa Birliği’nin yeni Ortak Tarım Politikası (KAP) önerisi geliyor. Öneriye göre Yunanistan’daki pamuk üretim alanı 2,5 milyon dönümün altına düştüğünde desteğin artırılması planlanıyor. Kouroudis, bunun AB’nin Yunanistan’da pamuk üretiminin devam etmesini istediğine dair önemli bir mesaj olduğunu belirterek, Yunanistan’daki pamuk ekim alanının şu anda 2 milyon dönümün altında bulunduğunu hatırlattı.
Bir diğer olumlu gelişme ise Türkiye’deki pamuk tüketimiyle ilgili. Tekstil sektöründe Yunanistan’ın 2000-2005 döneminde yaşadığı krize benzer büyük bir kriz yaşayan Türkiye’nin, pamuk tüketimini istikrara kavuşturmaya başladığını ve kendi üretiminin bir miktar gerilemesi nedeniyle ithalatını artırdığını aktaran Kouroudis, Yunan pamuğunun büyük bölümünün Türkiye’ye ihraç edilmesi nedeniyle bunun Yunan üreticileri açısından olumlu bir gelişme olduğuna işaret etti.
Anahtar konu rekabet gücünün artırılması
Ancak burada da bazı sorunlar bulunuyor. Yunan pamuğunun ithalat pazarındaki payının Brezilya ve ABD’den yapılan ithalata karşı gerilediğini söyleyen Kouroudis, bunun Yunan pamuğunun rekabet gücünü kaybettiğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Kouroudis, bu durumun önümüzdeki dönemde sektörler arası meslek kuruluşu,Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakanlığı ile çırçır işletmeleri tarafından ele alınması ve Yunan pamuğunun temel pazarlarda daha rekabetçi hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Pamuğun, dünya genelinde sentetik elyaflarla yoğun bir rekabet yaşadığını, bazı ülkelerin pamuğun doğal yapısı ve avantajlarını öne çıkaran kampanyalar başlattığını belirten Kouroudis, araştırmaların tüketicilerin büyük bölümünün pamuğun avantajlarının farkında olduğunu gösterdiğini, ancak tüketicilerin çoğu zaman ürün etiketlerine yeterince dikkat etmediğini dile getirdi.
Bu bağlamda Yunanistan açısından temel hedeflerden birinin pamuğun kalitesini yükseltmek olduğuna vurgu yapan Kouroudis, bunun hem rekabet gücünü artırmak hem de sentetik elyaflar karşısında pazar payını korumak açısından önemli olduğunu kaydetti. Trakya Çırçır Fabrikaları Başkanı, ABD ve Brezilya gibi rakip ülkelerin pamuk kalitesini önemli ölçüde geliştirdiğini ve bu nedenle Yunan pamuğunun bu ülkeler karşısında geride kaldığını izah etti.
Öte yandan, yüksek hızlarda çalışan yeni nesil tekstil makinelerinin istikrarlı ve yüksek kaliteli elyaf gerektirdiğine dikkat çeken Kouroudis, endüstriyel ürünler olan sentetik elyafların bu konuda daha istikrarlı kalite sunabildiğini, dolayısıyla Yunan pamuğunun kalite ve rekabet gücünün artırılması için sektörün önünde önemli bir çalışma bulunduğunu belirtti.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
