Bağımsız Birlik Girişimi: “Prinos konusunda sessiz kalan Eyalet Yönetimi suç ortağıdır”
Bağımsız Birlik Girişimi, Prinos’taki karbondioksit depolama projesiyle ilgili Eyalet yönetimine ağır eleştiriler yöneltti. Yapılan açıklamada, projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi’nin onaylandığı ancak daha önce ortaya konan sosyal tepkilere rağmen kamu istişare sürecinin kasıtlı olarak işletilmediği ve öngörülen sürenin dolduğu belirtildi.
Muhalefet listesi, yönetimin bu tavrını “kimseyi kızdırmamak için hesaplanmış siyasi bir hamle” olarak nitelendirerek, “Çevre ve toplumun geleceği söz konusu olduğunda sessizlik bir tarafsızlık değil, suç ortaklığıdır” diye vurguladı.
Açıklamanın detayları şöyle:
“29 Eylül’de Eyalet Meclis, Prinos’taki karbondioksit depolama projesi hakkında ‘bilgilendirme’ oturumu gerçekleştirirken toplantıya Enerji Bakan Yardımcısı Nikos Tsafos ve EDEYEP CEO’su Aristofanis Stefatos da katılmıştı.
Yetkililer, biyokimyasal bir kazanın ihtimal dışı olmadığını ve ‘sıfır risk diye bir şey olmadığını’ açıkça kabul etmelerine rağmen projeyi ‘iklim nötrlüğünün zorunlu parçası’ olarak sundular. Eyalet Yönetimi ise bu konuda sessiz kalmayı tercih etti. Eyalet Başkanı yalnızca ‘konuyu parti gruplarında tartışacağız’ demekle yetindi.
Oysa ki, Çevre Bakanlığı tarafından gönderilen ΥΠΕΝ/ΔΙΠΑ/142284/9773/23.12.2024 sayılı resmi yazı ile Çevresel Etki Değerlendirmesi için kamu istişare süreci başlatılmıştı.
Buna rağmen Çevre Komisyonu hiç toplanmadı. Konu aylarca havada kaldı; ne bir rapor hazırlandı ne de herhangi bir görüş bildirildi.
Kendimizi kandırmayalım: Bu durum bürokratik bir ihmalkarlık değil, tamamen siyasi bir hesaplamadır.
Eyalet Yönetimi çok iyi biliyordu ki, olumsuz görüş bildirilmesi durumunda hükümet ve Energean ile karşı karşıya kalacaktı; olumlu görüş bildirilmesi halinde ise Taşoz ve Kavala sakinlerinin tepkisini üzerine çekecekti. Bu nedenle üçüncü yolu seçti: Sessiz kalmayı. Hiçbir karar alınmasın, süre dolsun, 7 Kasım 2025’te ‘yukarıdan’ onay gelsin ve Eyalet Yönetimi ‘bilgimiz yoktu’ diyebilsin.
Bu tutum tarafsızlık değil, suç ortaklığıdır.
Siyasi korkaklığın tanımıdır: Kimseyi kızdırmamak için eylemsizliğin ardına saklanmaktır.
Ve aynı zamanda, bölgenin geleceğiyle ilgili karar alma hakkını başkalarına devretmektir.
Eyalet Başkanı, Konsey’in kurumsal işleyişini, şeffaflığı ve kamu katılımını savunmakla yükümlüydü. Bunu yapmadı. Aksine, Eyalet Meclisi’ni çevresel politika gibi kritik bir konuda işlevsiz bir vitrin kurumu haline dönüştürdü.
Bugün söylenmesi gereken tek bir şey var: ‘Kendinizden utanmalısınız!’
Çünkü çevre ve toplumun geleceği söz konusu olduğunda sessizlik tarafsızlık değil, suç ortaklığıdır.”
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
