Atık yakma tesislerinin maliyeti ve etkileri tartışma yaratıyor
Çevre ve Enerji Bakanlığı’nın, Ulusal Atık Yönetim Planı kapsamında altı yeni atık yakma tesisi kurma niyeti halen kamuoyu ile istişare aşamasında. Konu, ekonomik, çevresel ve sağlık açısından yaratacağı sonuçlar nedeniyle kurumlar ve vatandaşlar arasında ciddi endişeler doğuruyor.
Tartışmalı istişare süreci
Projeyle ilgili Stratejik Çevresel Etki Çalışması, Ağustos ayında kamuoyunun görüşüne açıldı. Ancak seçilen zamanlama yoğun tepki topladı ve bu nedenle istişare süresi 17 Ekim’e kadar uzatıldı. “Radio Paratiritis 94fm”e konuşan Çevre Bilimci ve Rodop Çevre Grubu Üyesi Soula Dragoumani, sürece dair önemli bir değişikliğe dikkat çekti: “Bugüne kadar başkalarının ne hakkında yorum yaptığını görebiliyordunuz. Şimdi ise böyle bir şey yok. Bir e-posta gönderiyorsunuz, fakat Mühendisler Odası’nın ne hakkında yorum yaptığını, Ekoloji Grubu’nun ne yazdığını görmüyorsunuz. Bu elbette bir istişare süreci, ancak şartları değiştirilmiş bir istişare sürecinden bahsediyoruz.”
Bakanlığa göre, atıkların “enerji geri kazanımı” şartıyla yakılması, Avrupa Birliği’nin talepleri doğrultusunda atık depolama alanlarının azaltılmasına katkı sağlıyor. Dragoumani ise durumu şöyle izah ediyor: “2035 yılına kadar üretilen atıkların %10’unun gömülmesi gerekiyor. Geri kalan %90’ının ise ya geri dönüştürülmesi ya kompostlanması ya da geri kazanılması gerekiyor.”
Sorunların çok boyutlu olduğunu söyleyen Dragoumani, ilk olarak ekonomik maliyete dikkat çekerek, “Yönetim maliyeti ton başına 200 ila 300 euro olacak. Bu, biz vatandaşlara yansayacak” diye uyarıyor. Ayrıca, sağlık riskleri bulunduğunu vurgulayan Dragoumani, “Plastik içeren atıkları yaktığımızda atmosfere maddeler salınıyor. Vücudumuza giren veya besin zincirine geçen dioksinler, PM 2.5 ve PM 10 mikropartiküllerinden bahsediyoruz” diye belirterek, yakma kalıntılarına dair endişesini de dile getiriyor: “Geride kalan kül, tehlikeli atık olduğu için mutlaka yönetilmeli gerekiyor. Ancak bunun nereye gideceğini kimse söylemiyor.”
Yerel tepkiler
Dragoumani’ye göre, Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti’nde, Rodop veya İskeçe’de kurulması planlanan tesislere karşı tepkiler henüz sınırlı. Buna karşın Kozani’de, Tabipler Birliği ve vatandaşların açıkça karşıtlıklarını dile getirmesiyle güçlü bir protesto dalgası çoktan başladı.
“Her birimiz bir bireyiz ama birçok birey bir araya geldiğinde oluşan gruplar güçtür. Güç topluluklardadır” diye vurgulayan Dragoumani, vatandaşları bilgi edinmeye ve istişareye katılmaya davet ederek, toplumun tavrının bu projenin geleceği açısından belirleyici olduğuna işaret ediyor.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
