%12 destek primi için “kum saati” ilerliyor

Trakya şirketleri sapmayı önlemek için yasal yollara başvuruyorlar

Doğu Makedonya-Trakya işletmelerinin %12 ve %4’lük iş destek primi için kamuya taleplerin sapma tehlikesi, bölgemizdeki iş dünyasının ve üretim güçlerinin harekete geçmesine neden oldu. Bilindiği gibi %12, Trakya’daki son kalkınma önlem-teşviklerinden bir tanesi, hak sahibi işletmelere en son 2010’un ilk 6 aylık diliminde ödendi. O dönemden bu yana DM-T işletmeleri için birikmiş rakam, 240 milyon euro’ya ulaşıyor. Yunan devletinin bu uzun süreli tutarsızlığının nedenleri, birçok işletme için geri dönülemez boyutta. Diğerleri, yani krizle boğuşan ama ayakta kalmaya devam eden işletmeler içinse, bu destek primlerinin hayal olma korkusu var ki kendileri bu ödemelerin yapılması veya bu miktarın kamuya olan borçlarından düşülmesini önermişlerdi.
i odalar başkanlarının bölgedeki üretim güçleri temsilcileriyle Çarşamba akşamı Ksanthi’de gerçekleşen toplantılarında, bu destek primlerinin ödenmesi konuların başına konuldu. Toplantıda iş destek priminden kaçak veya yan ticarete, hatta vergilendirmeden yeni önlem paketlerine kadar işletmelerin sorunları masaya yatırıldı.
Özellikle iş destek primi tartışması, hukuk danışmanı huzurunda yapıldı ki, konu genişletilsin ve çözümler bulunsun. Rodop Oda’ları başkanları sn. Nikos Aggelidis ve sn. Argiris Argiropulos’un belirttiği üzere, toplu hareket edilmeme ve %12 konusunda kamudan talebi olan her işletmenin ayrı ayrı yasal yollara başvurması konusunda uzlaşıldı.
 

Nikos Aggelidis

«En azından bir miktarının bile ödenmesi, işletmelerin nefes almasına sebep olacak»

Elbette bu durumda, acil durum taleplerin sapmasını önlemekse de, bölgemizdeki işletmelerin talebi hak sahiplerine destek primlerinin mümkün olduğunca kısa süre içerisinde ödenmesi. Bu talep, katılımcıların önceki akşamki toplantısında hazırlanan bir metinde de dile getirildi ki, bu metnin, tüm Doğu Makedonya-Trakya milletvekillerince de benimsenmesi sonrasında ilgili bakanlıklara gönderilmesi bekleniyor.
 
Bu konu hakkında, temsilciler, yerel milletvekillerine başvurmayı ve %12 ve %4’lük destek primleri haklarındaki taleplerini milletvekillerinin de imzalamasını düşünüyorlar. “En azından bir miktarının bile ödenmesi, işletmelerin nefes almasına sebep olacak” diyor , Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı sn. Nikos Aggelidis, bu miktarların kamuya olan borçlardan düşülmesi önerisini tekrarlayarak.

«Kaçak ticaretle ciddi sorun yaşamaya devam ediyoruz, her ne kadar Bölge İdaresi’nce bazı girişimler olmuşsa da»

İşletmelerimizin ciddi sorunlarından olan kaçak ticaret ve yan ticaret de gündem başlıklarının başında yer aldı, Çarşamba günü gerçekleşen toplantıda. “Cesaretlendirici sonuçlar aldığımızı söyleyemeyiz” dedi, sn. Aggelidis, “Kaçak ticaretle ciddi sorun yaşamaya devam ediyoruz, her ne kadar bizim teşvikimizle Bölge İdaresi’nce kontroller konusunda bazı girişimler olmuşsa da. Ancak hâlâ önüne geçebilmiş değiliz. Ekonomik durgunluk ve yoksunluk böyle olayların oluşmasına neden oluyor.”

«Binaların altyapıları, işletme sahipleri için sermaye oluşturmuyor, işletmenin bileşenini oluşturuyor, makineler ve araç-gereçler gibi»

Genel politikanın önemli konularından biri olan ENFİA’nın işletmelerin bina altyapıları için de geçerli olması da toplantı masasına geldi. Sn. Aggelidis, iş dünyasının bu konudaki tepkisini dile getirerek “Binaların altyapıları, işletme sahipleri için sermaye oluşturmuyor, işletmenin bileşenini oluşturuyor, makineler ve araç-gereçler gibi” dedi. “Bunu Yunanistan’da gayrımenkul olarak adlandırdığımız şeyle aynı vergi oranına tabi tutamazsınız. Burada işletme söz konusu ki 15 kez vergilendiriliyor. Şimdi de gelmiş gayrımenkul için vergi mi istiyorsun? Haksızlık bu. İşletme sahibinin bir tek vergisi olmalı, bilmeli ki KDV ve diğerleri. Sürekli meslek vergisi, dayanışma vergisi ödememeliyiz… Üstelik dayanışma kelimesini de kullanıyoruz! Hangi dayanışma? Yani sürekli vergi koyuyoruz, bunlara bir de isim koyuyoruz ve piyasayı da bunlara dahil ediyoruz. Tüm bu eşdeğer denilen ‘harabeler’ de oradan oraya geçiyor, danalardan dershanelere vs. derken sonunda piyasaya kalıyor. Hem de devletin vergi koymak yerine harcamaları kesmesi gerektiği ortadayken. İşletme kurma, rekabet yaratma, ‘pasta’nın büyüyüp zenginliğin oluşması için ekonomi oluşturmakla yükümlüğü olduğumuzu görmeleri lazım ki harcamalar kesilsin. İşletmeler kurulmadıkça ve piyasada zenginlik üretilmedikçe harcamalar kesilecek. Bunu anlayamıyorlar, işletmelerin kurulacağı bir iş ortamı koyamıyorlar. Bizim derdimiz bu”. 

Argiris Argiropulos

«Kesinlikle anlayamadığım şu, cirolar %50’nin altına düşmüşken, nasıl daha çok vergi almak istiyorlar»

Rodop Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Başkanı sn. Argiris Argiropulos da, kendi payına devletin anlaşılır olanı anlamadığını dile getirdi. Meslektaşları için zor bir kışın geldiğini ve birçok çalışanın işini kaybedeceğini öngören sn. Argiropulos, iktidardakilerin poltikaları neticesinde doğan çıkmazları görüp görmediğini sorguladı. “Düşük gelirli emekliden, düşük maaşlı işçiden kesilen her euro, piyasaya devasa sorunlar doğuruyor” dedi sn. Argiropulos, “Kesinlikle anlayamadığım şu, cirolar %50’nin altına düşmüşken, nasıl daha çok vergi almak istiyorlar”. Sn. Argiropulos, ayrıca, önceki gece gerçekleşen toplantıda politikacıların “hazır bulmaması” konusunda üzgünlüğünü dile getirirken, bu durumu üzücü olarak nitelendirdi. 

Nikos Aggelidis

«Biranın vergilendirilmesi konusu, bu anlayışın bir örneği»

Mücadele edilmesi gereken problemli anlayışın bir örneği de, Ticaret Sanayi Odası Başkanı’na göre, küçük Yunan bira fabrikalarının vergilerinin artırılması. “Bira sorununu dile getirmemiz aynı problemleri yaşayan diğer işletmeler karşısında farklı tutum aldığımızdan değil, ancak bu belirli anlayışın bir örneği olarak göstermek. Yani tek Yunan şirketlerini, ki üretiyor ve çokuluslu ‘dev’lerl rekabete giriyorlar, hükümet kapatmak istiyor. Bu kabul edilemez”.

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.