Kapalı kutu bir şehirde
Kapalı kutu bir şehirde,
Kelepçelenmiş bileklerim beton zeminlere.
Göğün mavisi solmuş.
Her kuşun kanadını kırmışlar, hoyrat elleriyle.
İnsanlar susmuş.
Yüz yüze bakmıyor bile.
Dalyanları deliyor, sessiz vaveylalarım.
Ne hikmetse,
Yeşermiyor, hozan topraklarım.
Bulutlarda dilleniyor,
Tehlikeli şiirlerim.
Benki inatçı bir türküyü, durmadan söylerim.
Yoktur ezberim.
Ne bir eksik, ne bir fazla
“Dünyam” dediğim ne varsa,
Hepsi senin eserin.
Sen iste,
Yel olur, saçlarında gezerim.
Yorgan olur, titrek bedenini örterim.
Yeterki sen iste,
Ben tohum gibi, toprak dibinde de biterim.
Ama n’ olur başını alıp gitme.
Yalnızlığı bilirim.
Soğukta kalmış it gibi, titrer yüreğin.
Bu şehrin sokakları dar.
Karanlık ve sisli.
Burda insanlar korkularıyla beslenir.
Bense, biraz fazla cesurum bu dünyaya.
Biraz fazla asi,
Ve epeyce vurgun sana…
Kurşuna dizselerdi bedenimi,
Bu kadar parçalanmazdı ellerim, inan bana.
Kapalı kutu bir şehirde,
Kelepçelenmiş bileklerim beton zeminlere.
Ne fark eder,
Gök içimde masmavi hala.
Kanatlarımı kırdılar ama,
Ayaklarım burda, sapasağlam duruyorlar hala.
Yürüyebilirim sana.
Koşabilirim ardından, nefesim yettiğince.
Gözlerin cehennemse,
Yedi günahı işler,
Gökten zembille inerim, gönlünün mahşerine.
Yeterki sen de başını alıp gitme.
Yalnızlık denen şu kara katran,
Bulanmasın elbiselerime…
Edanur İnce
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
