“Trakya’da şeriatın uygulanması” konulu panel

Son günlerin tartışma konularından biri olan Trakya’da müftülerin şer-i yargı yetkileriyle ilgili panel düzenlendi.
Hükümetin müftülerin şer-i yetkilerini sınırlandırmaya hazırlandığı sırada Avrupa Genç Hukukçular Birliği “Trakya’daki Müslümanlara şeriatın uygulanması” başlığı altında bir etkinlik düzenledi.
Avrupa Genç Hukukçular Birliği (ELSA) Gümülcine Şubesi tarafından düzenlenen “Trakya’daki Müslümanlara Şeriat’ın uygulanması” konulu toplantı 28 Kasım Salı akşamı Komotini’deki (Gümülcine) Hukuk Fakültesi toplantı salonunda gerçekleşti. 
Toplantının ikinci bölümünde öğrenci grupları arasında görüş alışverişine yer verildi. Etkinlik video gösterimiyle sona erdi.
Toplantıda konuşmacı olarak Dimokritos Üniversitesi öğretim üyelerinden Yannis Ktistakis ile Komotinili avukat Halil Mustafa yer aldılar.
Yannis Ktistakis, “Yunanlı Müslümanlar diğer Helenler gibi kanunlar karşısında eşit değiller” diyerek sözlerine başladı. Ktistakis 1914 ve 1991 yasalarının çok basit bir şekilde kaldırılabileceğini söyledi. Şer’i uygulamalara karşı olduğunu belirten Ktistakis “Yunan yasalarına göre her isteyen kamu düzenini sağlayamaz. Anayasa’nın belirlediği yetki, yeteneklere sahip olması gerekir. Bu kişiler hukukçu olmalı, bağımsız olmalı ve Anayasa ile kanunlara bağlı olmalıdır. En önemlisi de adalet mekanizmasına bağlı olmalıdırlar. Oysa burada kutsal yargıç olan müftü, hukukçu olmayıp ilahiyatçıdır. Hiçbir sınava tabi olmayan ve Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından belirlenen bir kişidir. Bağımsız olmayıp devlet memurudur. Şeriat kurallarına bağlı olup Yunanistan Anayasası’nın dışındadır. Anayasa ve kanunları tanımamaktadır. Sadece ilahiyatçı olduğu için bu göreve getirilmektedir.” ifadelerine yer verdi. 
 
“Bu bir seçme hakkıdır ve tek taraflı olarak da kaldırılamaz”
 
Avukat Halil Mustafa ise ülkenin mahkemelerine paralel olarak şer’i mahkemelerin devam etmesi taraftarı olduğunu belirttti. Mustafa, “Biz şer’i kurallara değinirken yanlış yapıyoruz. Bugün nasıl uygulandığına bakılmaksızın, mantıksal olarak müftünün paralel yargı yetkisini konuşmamız gerekir. Paralel mahkemeleri konuşmamız gerekir. Bugün müftü ve kutsal yargılama yetkisini konuşurken, bunun Osmanlı İmparatorluğu’ndan Yunanistan’da kalan Müslümanlara verilmiş bir hak olarak görmeliyiz. O zamanlar Müslümanların yargı mercii kadılıklardı. Burada İslam mahkemelerini konuşmuyoruz. Azınlığın paralel mahkemelerini konuşmalıyız.” diye konuştu.

Avukat Halil Mustafa şöyle devam etti: “Şer’i paralel mahkemelerin uygulanmasından yanayım. Bu bir seçme hakkıdır. Öte yandan bunlar tek taraflı olarak da kaldırılamaz. Bir de bunların siyasi yönleri vardır. Unutulmamalıdır ki bir kanun çıkarılırken her zaman adil olduğu için çıkmamaktadır. Bu yüzden bütün kanunlar da adil değildir. Her çıkan kanunun siyasi bir derinliği vardır. Sağ, sol iktidarlar kendi kriterlerine göre yasaları çıkarmaktadırlar. Bu yasaların kaldırılmasını önce azınlık istemeli. Diğerleri daha sonra konuşmalıdır. Bunlar ilk önce azınlık insanını ilgilendirmektedir.”

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.