“HARMANLIK MAHALLESİNE OKUL İSTİYORUZ” HAREKETİ VE İLK İMZA KAMPANYASI – 1

TARİHTEN BİR YAPRAK
 
“Harmanlık Mahallesine Azınlık Okulu İstiyoruz” hareketini “izlemeye aldım” bir süredir. Hareketin destekçisi olduğumu duyurdum. Üç yıldır hangi evrelerden geçtiğini, hangi engellerle karşılaştığını, hangilerinin aşıldığını, hangilerinin ve neden aşılamadığını öğrenmeye ve anlamaya çalışıyorum. Niyetim, daha eylemli bir biçimde katılmak. Bu konuda yazı da yazmak. Hareketin (Azınlıktan ve Çoğunluktan) kamuoyu desteğini alması ve genişlemesi için, karar merkezlerine baskı oluşturması için.
 
Harmanlık Mahallesi, mahallem Kırmahalle’nin devamında eski tütün tarlaları ve bağ yerlerine kurulan genellikle kaçak evlerden oluşan bir yeni yerleşim yeri. Benim mahallemim bir sorunu, benim sorunum.
 
“Okul kurulsun” talebini, Azınlıkta en geniş bir birleşme sağlayacak “soylu bir talep” olarak görüyordum. Yönetim cephesinden gelecek engellemeleri ayrıca ele almak üzere bir kenara bırakırsak, Azınlıkiçi cephede alışageldiğimiz provokasyonlara ve sabotajlara en az elverişliydi bu talep.
 
Ama burası BTT Azınlığı, iki devlet erkinin çarpıştığı yer, burada hiçbir şey “αυτονόητο” (malumun ilamı) değil.
 
“Harmanlık Mahallesine azınlık okulu kurulsun” talebi, önce mahallenin Derneği tarafından dile getiriliyor. Ama arkası gelmiyor. Mahalle sakinlerinden Kamil Sıcakemin ve arkadaşları ilgili mücadelenin şekil almasını ve hızlandırılmasını öneriyorlar. Bu çerçevede imza toplanmasını istiyorlar, yetkili mercilere başvurulmasını, eylem yapılmasını. Dernek harekete geçmeyince, mücadele grubu olarak onlar harekete geçiyor, Dernekten bağımsız olarak. Üç yıldan beri azınlık gündeminde Harmanlık Mahallesine azınlık okulu kurulsun diye bir konu varsa (ve ondan daha sık ve kararlılıkla dile getirilen başka bir sorun yoksa), bu, Kamil Sıcakemin ve arkadaşları sayesinde oluyor. Ve öğreniyorum ki Dernek, davamız bazı özel kişiler tarafından “καπέλωμα” yapıldı (gaspedildi) gibilerden yakınmalarla mızmızlanmakta ve öbür tarafın iddiasına göre, okul açma mücadelesini desteklemek yerine adeta baltalamaktadır.
 
Son günlerde sosyal medyada (f/b'ta) iki taraf kapışınca aradaki çelişkiler iyice ortaya çıktı. Mahalleden bazı kişiler ve Dernek, oluşturulan mücadele grubuna ve faaliyetlerine karşı açıkça aleyhte bir tavır içinde. Kamil’e karşı yöneltilen gasp (!) iddiaları dışında ve  muhtemel çekememezlik ve kıskançlık duyguları dışında, bunlar aradaki gerilimi açıklamaya yetmiyor, besbelli daha derin nedenler var, dile getirilmeyen ve dile getirilemeyen. Biz eskiler için bildik şeyler, yani “hep o şarkı”. Bu olayda bir kez daha konunun açınımını yapmak istemiyorum, şimdilik.
 
Bir ayrıntıya değineceğim yalnızca. Mücadele grubunun “okul istiyoruz” diye çalmadığı kapı, başvurmadığı kişi kalmamış. İbrahim Şerif’i de ziyaret etmişler. Kamil, tebrik ve yüreklendirme beklerken azar işitmiş: “Sen okul isteriz demek için kime sordun! Sen kim oluyorsun da imza topluyorsun!…” Bu, tabiî, Batı Trakya’da ikamet eden herkesin bildiği gibi, İbrahim Şerif’in kendi görüşü olamaz. Yoksa kendisine kalsa, normal bir azınlık bireyi olarak, Kamil Sıcakemin’in imza kampanyasına bir imza da o atardı. Ama ne yapsın, “ipin ucu puşttun elinde”.
 
“Okul istiyoruz” hareketinin Azınlık içinde karşılaştığı sorunlar, bana bir ölçüde Azınlıktaki ilk genel imza kampanyası girişimini anımsattı. O olayla ilgili sağda solda bir sürü kayıtlar var da, bir de ben bir özetini yapayım dedim. Aklımda kaldığı şekliyle, hiçbir kaynağa başvurmadan. Bir dostum, dede olarak eski hikayeleri anlatmak ağzına yakışıyor demişti, bu sözden cesaret alarak.
 
devamı var
 

İbram Onsunoğlu / Barikat Online

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.