Rodop’ta yeme-içme sektörü dayanma sınırında

Cironun düşmesi ve işletme maliyetlerinin yükselmeye devam etmesiyle birlikte sektörün geleceğine ilişkin kaygıları artıyor

Anestis Vafiadis ve Spiros Thimikiotis, bölgedeki işletmelerin içinde bulunduğu tabloyu değerlendirdi

Rodop’ta yeme – içme sektöründe faaliyet gösteren işletmeler kritik bir dönemden geçiyor. Bir yandan cirolarını korumakta zorlanan işletmeler, diğer yandan yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya. Bu durum, giderek daralan piyasada olumsuz bir tablo yaratırken, sektörün geleceğine ilişkin umutları da köreltiyor.

Yunanistan İstatistik Kurumu’nun (ELSTAT) verilerine göre, Rodop’taki yeme – içme işletmelerinin 2025 yılı toplam cirosu %4,3 azalarak 50,718 milyon eurodan 48,551 milyon euroya geriledi. 2026 yılının ikinci çeyreğinde ise düşüş %10,1’eulaştı.

Konu üzerine, Gümülcine ve Eyalet İçkili Restoran İşletmecileri Birliği Başkanı Anestis Vafiadis ve Gümülcine ve Eyalet Kafe İşletmecileri Birliği Başkanı Spiros Thimikiotis ile görüşerek sektörün bugünkü durumunu ve yaklaşan Uluslararası Selanik Fuarı kapsamında açıklanması beklenen ekonomik destekleri değerlendirdik. Sektör temsilcilerinin, bir yandan umutlarını yitirmedikleri, diğer yandan ise önceki yıllarda verilen sözlerin hayata geçmemesi nedeniyle bu yıl beklentileri daha düşük tuttukları gözlemlendi.

Rodop, düşüşün en yoğun yaşandığı bölgelerden biri

Anestis Vafiadis, cironun ülke genelinde gerilediğini ancak Rodop’taki düşüşün özellikle dikkat çekici boyutta olduğunu belirtti. Özellikle yılın ikinci çeyreğinde yaşanan %10,1’lik gerilemenin endişe verici olduğuna dikkat çeken Vafiadis, söz konusu dönemin normal şartlarda sektör açısından hareketli ve güçlü bir sezon olması gerektiğini vurguladı.

Sektör çalışanlarının yaşanan sıkıntıları zaten günlük olarak doğrudan hissettiğini söyleyen Vafiadis, özellikle işletme maliyetlerindeki dramatik artışın işletmeler üzerindeki baskıyı daha da artırdığını dile getirdi.

Bu nedenle sektör temsilcileri, Uluslararası Selanik Fuarı’nda yeme – içme sektörüne yönelik bazı desteklerin açıklanmasını bekliyor. Bunların başında KDV oranının düşürülmesi geliyor.

Vafiadis, özellikle kahve üzerindeki KDV’nin bu dönemde artırıldığını hatırlatarak, işletmeler açısından “mantıksız” olarak nitelendirdiği emsal gelir vergisinin kaldırılmasını istediklerini ifade etti. Ayrıca, yeme – içme sektörünün enerji destek programlarına dahil edilmesi ve kilovatsaat başına elektrik maliyetinin düşürülmesinin de talepleri arasında yer aldığını aktaran Vafiadis, amaçlarının, yüksek enerji giderlerinin aşağı çekilerek işletmelerin toplam faaliyet maliyetlerinin azaltılması olduğunu kaydetti.

Personel maliyetleri işletmeleri zorluyor

Sektörün karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin de personel maliyetleri olduğuna dikkat çeken Vafiadis, ücretlerdeki artışın çalışanlar açısından olumlu olduğunu ancak işverenler üzerinde çok ciddi bir mali yük oluşturduğunu vurguladı.

Çok sayıda çalışan istihdam eden yeme – içme işletmeleri açısından ücret artışlarına paralel olarak sosyal güvenlik primlerinin daha istikrarlı bir seviyeye çekilmesi gerektiğini belirten Vafiadis ayrıca, tüm işletmeler açısından henüz tamamen kaldırılmamış olan meslek vergisinin tamamen kaldırılmasını ve sosyal güvenlik primlerinde indirime gidilmesini beklediklerini ifade etti.

“Geçen yıl da açıklamalar yapılacağı söyleniyordu…”

Vafiadis, yaklaşan Uluslararası Selanik Fuarı’nda öncesinde sektöre yönelik bazı düzenlemelerin açıklanacağına dair kulis bilgileri bulunduğunu ancak temkinli olduklarını söyledi. “Geçen yıl da açıklamalar yapılacağı söyleniyordu, fakat sonuç olarak hiçbir şey olmadı” diyen Vafiadis, bu yılki beklentilerin de gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda ihtiyatlı olduklarını dile getirdi.

Sektörün artık dayanma sınırına ulaştığını vurgulayan Vafiadis, çok sayıda sorunun işletmelerin sürdürülebilirliğini dahi tehdit ettiğini kaydetti. Bazı işletmelerin yılı zarar açıklayarak kapatmak zorunda kalabileceğine işaret eden Vafiadis, bunun işletmeler açısından ciddi ekonomik sıkıntılara yol açacağını sözlerine ekledi.

Sektördeki kriz tüm ekonomiyi etkiliyor

Yeme – içme sektöründeki sorunların yalnızca işletme sahiplerini ilgilendirmediğine vurgu yapan Vafiadis, sektörün ülke ekonomisi açısından da önemli bir ağırlığa sahip olduğunu belirtti.

Yunanistan genelinde binlerce kişinin yeme – içme sektöründe istihdam edildiğini hatırlatan Vafiadis, her işletmenin kapanmasının yalnızca bir işyerinin kaybedilmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda o işletmede çalışanların istihdam olanaklarının da ortadan kalkması anlamına geldiğini izah etti.

Vafiadis, bu nedenle sektörün içinde bulunduğu krizin, işletmelerin yanı sıra istihdamı ve genel ekonomik faaliyetleri de doğrudan etkileyebilecek bir boyuta ulaştığını ifade etti.

Gerileme, resmi verilerin gösterdiğinden daha da büyük

Cironun gerçekte açıklanan resmi verilerden çok daha fazla düştüğünü belirten Spiros Thimikiotis ise, Uluslararası Selanik Fuarı’nda bazı açıklamalar yapılması halinde bile bunların sınırlı çaplı müdahaleler olacağını ima etti. Thimikiotis, böylece yeme – içme sektörünü etkileyen ve “mantıksız” olarak nitelendirdiği uygulamaların yarattığı yükün ancak kısmen hafifletilebileceğini ifade etti.

Sektörün artık farklı hızlarda ilerlediğine dikkat çeken Thimikiotis, kafe-bar, gece kulübü, restoran, taverna ve paket servis işletmelerinin aynı ekonomik koşulları yaşamadığını kaydetti.

Bununla birlikte tüketicilerin artık harcadığı her euroyu daha fazla hesapladığını söyleyen Thimikiotis, “bolluk dönemlerinin” geride kaldığını vurguladı. Özellikle temel ihtiyaç ürünleri sunmayan sektörlerin daha fazla baskı altında kaldığını söyleyen Thimikiotis, insanların bir yandan dışarıda yemek veya kahve için harcama yaparken diğer yandan kışın ısınmak için yakıt masrafını nasıl karşılayacağını düşündüğünü hatırlattı.

Yeni işletmeler cironun artması anlamına gelmiyor

Thimikiotis’e göre resmi ciro rakamları da piyasadaki gerçek tabloyu tam olarak yansıtmıyor. Çünkü yeni işletmeler açılırken bunların önemli bir bölümü piyasaya yeni bir gelir akışı yaratmıyor; aksine, mevcut cironun daha fazla işletme arasında bölünmesine neden oluyor.

Thimikiotis, buna karşılık işletme maliyetlerinin son dönemde dramatik biçimde arttığını da sözlerine ekledi.

Sorunun yalnızca yeme – içme sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Thimikiotis, kent genelindeki ekonomik hareketliliğin zayıfladığını ifade etti. Yerel piyasada para dolaşımının azalması nedeniyle yalnızca restoran, kafe ve benzeri işletmelerin değil, diğer sektörlerin de etkilendiğini izah eden Thimikiotis, “Her şey birbiriyle bağlantılı. Şehirde iş yoksa hiç kimsenin işi olmaz” yorumunda bulundu.

“Bu döngünün kırılması gerekiyor”

Mevcut ekonomik döngünün mutlaka kırılması gerektiğini söyleyen Thimikiotis, aksi takdirde sorunların daha da ağırlaşacağı uyarısında bulundu.

Sektörü zor ve alışılmadık bir kışın beklediğini öngören Thimikiotis, işletmelerin içinde bulunduğu belirsizliğin önümüzdeki aylarda daha fazla hissedilebileceğini dile getirdi.

Öte yandan çok sayıda esnaf ve işletme sahibinin, gelecek yılın daha iyi olacağı umuduyla faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini aktaran Thimikiotis, bazı işletmelerin borçlarını yapılandırabilecekleri bir düzenlemeye girmeyi umut ettiğini, ancak buna rağmen sektörün hâlâ kritik bir eşikte bulunduğunu ifade etti.

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.