Bulgaristan’daki Rozino altın madeni projesine Eyalet Meclisi’nden oybirliğiyle ret
Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Meclisi, Bulgaristan’ın Hasköy bölgesindeki İvaylovgrad Belediyesi sınırları içerisinde bulunan Rozino (Rahmanlı) Tintyava PLA yatağından polimetalik cevher çıkarılması ve işlenmesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirme Raporu’na 24 Ağustos Pazartesi günü gerçekleştirilen toplantıda oybirliğiyle karşı çıktı.
Eyalet Meclisi’nin kararında, hem sunulan çevresel etki çalışmasındaki eksiklikler ve sorunlar hem de bölgede bu tür madencilik faaliyetlerine yönelik genel itirazlar etkili oldu.
Söz konusu maden yatağı, Byala Reka Nehri’nin iki kolu olan Kokardja Dere ve Arpa Dere arasında bulunuyor. Byala Reka, Kızıldeli bölgemizde adıyla anılan nehre bağlanıyor. Maden sahası, Rodop Eyalet Birimi sınırına yaklaşık 11,6 kilometre (Hebilköy yakınları), Meriç Eyalet Birimi sınırına ise 19,4 kilometre uzaklıkta (Kızıldeli Nehri’nin Yunanistan’a girişi) bulunuyor. Böylelikle, olası su akıntılarının Meriç bölgesinin büyük bölümünü etkileyebileceği belirtiliyor.
Toplantıda, Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti ilgili birimi, Trakya Mühendisler Odası Başkanı Polizois Paraskevopoulos ve Rodop Meriç İller Arası Altın Madenciliği Karşıtı Komite adına toplantıya katılan Anestis Stratiadis proje hakkında çekincelerini dile getirdi.
Eyalet Başkanı Hristodoulos Topsidis ise, görüşmelere başlamadan önce yaptığı açıklamada, raporun kendilerine ulaşmasının ardından ilgili birimin çalışmayı mümkün olduğunca hızlı şekilde incelemeye aldığını belirtti. Trakya Mühendisler Odası’nın da görüşünün istendiğini ve konuyla ilgili tarafların toplantıya davet edildiğini söyleyen Topsidis, eyalet yönetiminin projenin hayata geçirilmesine yönelik açık ve net biçimde karşı olduğunu kaydetti. Topsidis, projenin çevre ve yerel toplumlar açısından yüksek risk taşıdığını da vurguladı.
Eyalet biriminin tespit ettiği eksiklikler
Eyalet yönetiminin hazırladığı değerlendirmede, Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanlığı’nın Bulgaristan tarafına ilettiği görüşler ile Bulgar makamlarının bu görüşlere verdiği yanıtlar da dikkate alındı.
Ancak değerlendirmede, Bulgaristan tarafından verilen yanıtların, Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanlığı’nın Çevresel İzinler Genel Müdürlüğü tarafından gündeme getirilen sorunların tamamına cevap vermediği, özellikle yeni veya tamamlayıcı analizlerin, çalışmaların ve nicel değerlendirmelerin sunulmadığı, bazı konularda gerekli sayısal analizlerin bulunmadığı ifade edildi.
Raporda ayrıca, özellikle hidrojeolojik koşullar ve su kalitesi konusunda mevcut bilimsel verilerin sınırlı olduğunun kabul edildiği ve bu durumun önemli sınır ötesi çevresel etkiler yaratabileceği kaydedildi.
Su kaynaklarıyla ilgili eksikliklere de dikkat çekilirken, özellikle madencilik atıklarının depolanacağı tesis konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğu dile getirildi. Söz konusu tesis için deprem, kırılma ve statik dayanıklılık analizlerinin bulunmadığına dikkat çekilirken, bunun yanı sıra maden sahasının çevresindeki kayaçlarda doğal olarak arsenik, cıva ve radyoaktif uranyum bulunduğu, dolayısıyla bu yapıların bozulması halinde meydana gelebilecek su sızıntıları veya toz salınımlarının ciddi risk oluşturabileceği vurgulandı.
Değerlendirmede ayrıca, atık depolama tesisinin Yuren Dere doğal havzası içerisinde konumlandırılmasının çevresel açıdan yeterli şekilde gerekçelendirilmediği belirtildi. Olası bir atık akışının yayılma biçimine ilişkin de ayrıntılı bir analiz bulunmadığının da altı çizilirken, aynı zamanda Yunanistan’da etkilenebilecek bölgeleri gösteren taşkın ve yayılma alanı haritalarının çalışmada yer almadığı ifade edildi.
Eyalet yönetimi genel değerlendirmesinde, projenin olası sınır ötesi çevresel etkileriyle doğrudan bağlantılı konularda önemli bilimsel belirsizliklerin ve yeterli kanıtla desteklenmemiş noktaların hâlâ devam ettiğini vurguladı.
Trakya Mühendisler Odası da projeye karşı
Trakya Mühendisler Odası’nın projeye yönelik olumsuz görüşünü, toplantıya katılan Oda Yönetim Kurulu Başkanı Polizois Paraskevopoulos aktardı. Paraskevopoulos, bu amaçla oluşturulan çalışma grubunun hazırladığı ve Trakya Mühendisler Odası Yönetim Kurulu tarafından oybirliğiyle onaylanan görüşleri sundu.
Paraskevopoulos, çalışmada Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda önemli teknik eksiklikler, yönetimsel ve metalürjik boşluklar ile güvenlik ve statik dayanıklılık çalışmalarının bulunmadığının tespit edildiğini belirtti.
Özellikle kurulması planlanan atık barajına ilişkin çalışmaların eksikliğine dikkat çeken Paraskevopoulos, ayrıca şirketin, altın üretiminde siyanür kullanılacak cevher işleme faaliyetlerinin başka bir tesiste, Krumovgrad’da gerçekleştirileceği yönündeki açıklamalarına ilişkin de çekincelerini dile getirdi.
İller Arası Komite Bulgaristan’da neler gördü?
Rodop Meriç İller Arası Altın Madenciliği Karşıtı Komite adına konuşan Anestis Stratiadis, yaklaşık bir yıl önce projeden haberdar olmalarının ardından attıkları adımları ve bölgeye gerçekleştirdikleri ziyareti anlattı.
Stratiadis, özellikle bölgedeki kayaçlarda bulunan yüksek arsenik konsantrasyonlarına dikkat çekerek, Bulgaristan tarafının, Yunanistan Çevre Bakanlığı tarafından yöneltilen itiraz ve tespitlere verdiği yanıtı ise yetersiz ve küçümseyici olarak değerlendirdi.
Komitenin Bulgaristan’ın İvaylovgrad kentinde düzenlenen kamu istişare toplantısına da katıldığını belirten Stratiadis, toplantının yoğun katılımla gerçekleştirildiğini ve salonda bulunan çok sayıda kişinin madencilik projesine karşı olduğunun görüldüğünü aktardı.
Toplantıda ayrıca, olası bir kirliliğin Kızıldeli Nehri’ni etkileyebileceğinin de gündeme geldiğini söyleyen Stratiadis, Bulgar tarafının, böyle bir kirlilik meydana gelmesi halinde suyun Yunanistan’a ulaşmasını engellemek amacıyla akışı durdurmak için müdahale edeceği yönünde güvence verdiğini kaydetti.
Stratiadis, üniversite öğretim üyelerinin projeye yönelik olumsuz görüşlerinin yanı sıra Dimetoka, Kumçiftliği ve Sofulu Belediye Meclislerinin karşıt yöndeki kararlarının da sunulduğunu ifade etti.
Stratiadis, Bulgaristan’da gelişen çevre hareketinin Yunanistan’daki karşıt hareketle birlikte hareket etmesi halinde, madencilik faaliyetinin hayata geçirilmesinden kaynaklanabilecek ciddi çevresel zararların önlenebileceğine ilişkin umutlu olduğunu söyledi.
Ayrıca, şirketin bölge halkını projeye ikna etmeye yönelik girişimlerde bulunduğuna da dikkat çeken Stratiadis, ekonomik açıdan yoksul ve ciddi bir demografik sorun yaşayan bölgede şirketin yaklaşık 250 kişilik istihdam yaratma vaadinde bulunduğunu, buna karşın bölge halkının projeye temkinli yaklaştığını ifade etti.
Son olarak, bölgenin NATURA koruma statüsünde olduğunu hatırlatan Stratiadis, yerel halkın bu doğal yapının korunmasını istediğinin ortada olduğunu dile getirdi.
Projeye tüm siyasi gruplardan ret
Eyalet Meclisi’ndeki tüm siyasi gruplar, Bulgaristan’daki Rozino altın madeni projesine ilişkin olumsuz görüşlerini açıkça ortaya koydu.
Yeni Bölgesel Yeniden Doğuş listesi başkanı Hristos Metios, Bulgaristan tarafından sunulan Çevresel Etki Değerlendirmesi raporundaki sorunları sıralayarak, Bakanlığın söz konusu raporu reddetmesini istedi.
Bağımsız Birlik Girişimi listesi başkanı Stergios İliopoulos ise projenin hayata geçirilmesi halinde bunun “jeokimyasal bir bomba” olacağına işaret etti. Özellikle arsenik tehlikesine dikkat çeken İliopoulos, riskin yalnızca Kızıldeli üzerinden Meriç’i etkilemeyeceğini, Rodop bölgesindeki yeraltı sularının da zarar görebileceğini vurguladı. ÇED raporunda ciddi bilimsel hatalar bulunduğunu belirten İliopoulos, Eyalet Meclisi’nin olumsuz kararının tek başına yeterli olmayacağını söyledi. İliopoulos, eyalet yönetiminin, daha önce projeye karşı olduklarını açıklayan yerel belediyelerle koordinasyon içinde ilave girişimlerde bulunması gerektiğinin altını çizdi.
Halk Birliği listesi başkanı Dionisis Kladis de projenin hem Yunanistan hem de Bulgaristan halkları açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. Kladis, madencilik faaliyetlerinin doğal çevre üzerinde ağır bir yük oluşturacağını, bölgedeki tarım alanları ve su kaynakları üzerinde ise yıkıcı etkiler yaratabileceğini savundu. Bu nedenle her iki ülke halkını, büyük sermayenin bölgenin geleceğini tehdit eden projelerine karşı ortak hareket etmeye çağıran Kladis, koordineli çalışmalar yürütülerek, halkın çıkarlarına aykırı olduğunu savunduğu bu projelerin geciktirilmesi ve nihayetinde iptal edilmesi gerektiğini ifade etti.
Toplantının sonunda konuşan Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Başkanı Hristodoulos Topsidis, Rozino projesinin bölgenin kalkınma modeliyle uyumlu olmadığını kaydetti. Bölge belediyelerinin projeye yönelik karşıt tutumuna da dikkat çeken Topsidis, Eyalet Meclisi’nin olumsuz kararının resmi kayıtlara geçirilmesinin ardından, projenin engellenmesi amacıyla yerel kurumlarla daha ileri düzeyde iş birliğine açık olduklarını belirtti. Bu kapsamda yerel düzeyde çeşitli girişimlerin yanı sıra, gerekli görülmesi halinde Avrupa kurumlarına başvurulmasının da gündeme gelebileceğini ifade eden Topsidis, “Bölgemizi ve Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti’ni savunmalıyız” diyerek, konuyu yakından takip etmeye devam edeceklerini, gelişmelere bağlı olarak Eyalet Meclisi’nin yeniden bilgilendirilebileceğini söyledi.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
