Rodop: Su yönetiminde kalıcı çözüm için bütünselyaklaşım şart
Kuruçay Barajı çalışmalarında tamamlanma aşamasına gelindiği, Yassıhöyük Barajı su dağıtım şebekesinin kurulmasına ilişkin sürecin ilerlediği bildirildi
Büyük projelerin yanı sıra küçük ölçekli su depolama yatırımları da gündemde
Rodop’ta su kaynaklarının etkin kullanımı ve sürdürülebilir yönetimi için altyapı yatırımlarının güçlendirilmesi gerekliliği, 27 Mart Cuma günü Gümülcine’de düzenlenen 2. Rodop Tarımsal Kalkınma Konferansı’nda ele alındı.
“Rodop: Su Ekonomisi Altyapıları – Barajlar ve Toprak Bütünlemesi” başlıklı oturumda konuşan Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Başkanı Hristodoulos Topsidis ve Trakya Dimokritos Üniversitesi Rektörü Fotis Maris, kuraklık ve iklim değişikliğiyle mücadelede hem büyük hem de küçük ölçekli projelerin önemine dikkat çekti.
Eyalet Başkanı Topsidis, Rodop’ta su altyapısının güçlendirilmesine yönelik öncelikleri sıralayarak, su arzının güvence altına alınması, kaynakların verimli kullanımı ve değişen iklim koşullarına uyum sağlanmasının hedeflendiğini belirtti. Bu kapsamda, Kuruçay Barajı’na ilişkin çevresel etki değerlendirme çalışmalarının önümüzdeki aylarda tamamlanarak onaya sunulmasının beklendiğini açıklayan Topsidis, ayrıca Yassıhöyük Barajı su dağıtım şebekesinin kurulmasına yönelik projenin finansman programına sunulduğunu dile getirdi.
Dimokritos Üniversitesi Rektörü Maris ise, yalnızca büyük projelerin değil, küçük ölçekli su depolama tesislerinin kurulmasının da oldukça önemli olduğunu kaydetti. Bu tür yatırımların hem su rezervlerini artıracağına hem de tarımda yeni ürün desenlerine geçişi destekleyeceğine işaret eden Maris, su kaynaklarının etkin yönetimi için ilgili tüm kurumları kapsayan bir koordinasyon yapısının oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, parçalı uygulamalar yerine ortak ve planlı bir yaklaşımın benimsenmesinin en iyi sonucu sağlayacağını ifade etti.
Su altyapısına yönelik müdahaleler
Eyalet Başkanı Topsidis, barajlar ve toprak bütünlemesi projeleri gibi su yönetimi altyapılarının, üretimin desteklenmesi ve bölgenin sürdürülebilir kalkınması açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Topsidis, Rodop ilinde hayata geçirilen ve planlanan projeleri de kamuoyuyla paylaştı. Bu alanda, sulama altyapısının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar dikkat çeken Topsidis, Kuruçay Nehri üzerindeki su deposunun iki küçük barajla yeniden düzenlenmesi, Sasallı ve Boru Gölü (Vistonida) Doğu Seddi bölgelerindeki pompa istasyonları ile yeraltı suyu kuyularına ilişkin projelerin, tarımsal üretime doğrudan katkı sağladığını ifade etti.
Yeni projelere gelince, 4 belediyede 4 su depolama tesisinin inşasına yönelik 110 bin euroluk fizibilite çalışmasının sürdüğü, aynı zamanda toplam 220 bin euro bütçeli 8 yeni su deposu için de proje teklifinin hazırlandığı, bu yatırımlarla belediyelerin su ihtiyacının karşılanmasının hedeflendiği dile getirildi.
Mevcut altyapının iyileştirilmesi kapsamında temizlik, derinleştirme ve bakım çalışmalarının da gerçekleştirildiği bildirilirken, bu bağlamda Cambaz – Sendelli bölgesindeki su depolarında iyileştirmeler yapıldığı, Otmanlı’daki su deposunun akış kapasitesinin yeniden sağlandığı hatırlatıldı. Ayrıca, Yassıhöyük Barajı aracılığıyla yeraltı su kaynaklarının beslenmesine yönelik çalışmalar kapsamında ilk aşamada 4.000 metreküp, ardından 6.000 metreküp su sağlandığı kaydedildi.
Tüm bunların yanı sıra Eyalet’in, kuraklık ve sel gibi risklerle mücadele ile suyun sürdürülebilir yönetimi amacıyla DesirMED, Resist ve DigiAgriFood gibi Avrupa projelerine katılım sağladığı belirtildi.
Kuruçay Barajı ve su dağıtım projelerinde önemli adımlar
Eyalet Başkanı Topsidis, Kuruçay Barajı projesinde hazırlık sürecinin önemli ölçüde ilerlediğini belirterek, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) çalışmasının güncellenmesine yönelik sürecin sözleşmeye bağlandığını açıkladı. Söz konusu çalışmanın, ilkbahar sonu ya da yaz başında Çevre ve Enerji Bakanlığı’nın onayına sunulması hedefleniyor.
Ayrıca, tarımsal altyapı yatırımları kapsamında Doğu Makedonya – Trakya Eyalet Yönetimi’nin, Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakanlığı’nın çağrısı doğrultusunda toplam 240,4 milyon euro bütçeli 15 proje sunduğu bildirildi. Bu projelerden ikisinin Rodop ilini doğrudan ilgilendirdiği, bunların Cambaz – Otmanlı göletlerine yönelik 13,9 milyon euroluk su dağıtım şebekesi ile Yassıhyük Barajı’na yönelik 51,1 milyon euroluk su dağıtım ağı projesi olduğu ifade edildi. Bahsi geçen projelerin, gerekli toprak bütünlemesi çalışmalarını da kapsadığı ve Bakanlık tarafından onaylanmaları halinde hayata geçirileceği kaydedildi.
Yarı dağlık bölgelerdeki göletler stratejik öneme sahip
Trakya Dimokritos Üniversitesi Rektörü Maris, Rodop’ta su yönetiminde geçiş döneminde olduklarını, önümüzdeki yıllar için net ve uyumlu kararlar alınması gerektiğini vurguladı. Uzmanlık alanı dağlık su yönetimi olan Maris, bölgenin su kaynaklarının trans-bölgesel olmamasını bir avantaj olarak nitelendirdi.
Maris, İnşaat Mühendisliği Bölümü ekibinin de tespitlerine dayalı olarak, son 10 yılda düşen yağış miktarları ve yağışların zamansal ve mekânsal dağılımındaki dengesizliklerin ciddi bir sorun oluşturduğunu, bu nedenle büyük baraj projelerinin yanı sıra, yarı dağlık alanlarda yerçekimi ile çalışan ve enerji maliyeti gerektirmeyen çok sayıda su göletin inşa edilmesi gerektiğini belirterek, bu sayede yaz aylarında su temini sağlanabileceğine işaret etti.
Bu yatırımların bir diğer avantajı ise, bölgedeki verimli alanlarda ağaç tarımının geliştirilmesine imkân tanıyacak olması. Maris, bu strateji sayesinde birincil tarım sektörünün tek ürün veya yaygın tarım riskine maruz kalmayacağını, aynı zamanda yoğun tarım uygulamalarına geçiş için fırsat yaratacağını dile getirdi.
Bu konuda, Maronia – Sapçı Belediyesi ile iş birliği içinde, Maronia bölgesinde küçük bir yarı dağlık gölet için ihale dosyalarının hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Maris, yapılan araştırmaların, bu bölgede yeraltı su kaynaklarının güçlendirilmesi ve beslenmesinin gerekli olduğunu ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.
Su krizinin önlenmesi için hem ususal hem de yerel düzeyde planlama gerekliliği
Tüm bu müdahalelerin temel amacının su iflası riskini önlemek olduğunu vurgulayan Maris, toplumların su kaynaklarını tükenmez sanarak hareket etmesinin tehlikeli bir eğilim olduğunu belirtti.
Maris, bunum önüne geçilmesi için hem ulusal hem de yerel düzeyde, bilimsel olarak desteklenmiş bütüncül bir planlama, rasyonel fiyatlandırma, kayıpların azaltılması, su kalitesinin korunması, dijital dönüşüm ve çiftçiler ile vatandaşların su yönetim organlarına katılımının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Maris ayrıca, sistemin etkin çalışabilmesi için Dimokritos Üniversitesi, Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti, Çevre Bakanlığı ve Genel Arazi İyileştirme Kurumları (GOEB) gibi tüm ilgili kurumların katılımıyla, yerel veya bölgesel düzeyde özel bir su yönetimi örgütünün kurulmasının zorunlu olduğuna işaret etti.
Rektör Maris son olarak, Kuruçay Barajı gibi büyük bir projenin etkili olabilmesi için sadece barajın değil, aynı zamanda dağıtım şebekelerinin de eksiksiz bir şekilde tamamlanmasının şart olduğunu vurguladı.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
