El emeği göz nuru dikiş-nakışlar Yassıköy’de sergilendi
Gümülcine İkinci Fırsat Okulu Yassıköy Şubesi tarafından 23 Haziran Pazartesi günü Yassıköy Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen kültürel etkinlikte, Yassıköy ve civar bölgenin sandıklarda ve gardıroplarda saklı tarihi sergilendi.
Okul öğretmenleri ve çok sayıda bölge sakininin katıldığı etkinlikte Yassıköy İkinci Fırsat Okulu kursiyerleri, bölgeye ait nadir, eski ve yeni nakış ve dokuma sanatı eserlerini sundu. Bazı eşyaların, 150 yıllık ve daha da eski olduğu belirtildi. Maria Vasiliadou ve İoannis Sidiras’ın konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte üç kursiyer sergilenen dikiş nakış çalışmaları hakkında bilgi verdi.


Katılımcıların coşkusu dikkat çekti
Sosyal Okuryazarlık Profesörü İoannis Sidiras’ın önerisi üzerine birkaç ay önce başlatılan bu girişim, en başından itibaren öğrenciler ve Okul Müdürü tarafından sevgi ve coşkuyla karşılandı.
Geçtiğimiz yıl Gümülcine İkinci Fırsat Okulu’nda da benzer bir etkinlik düzenlenmişti. Bu yılki etkinlikte ise Yassıköy bölgesine ait yöresel kıyafetler ve dokuma çalışmaları sergilendi.
Yassıköy ve civarında yaşayan bay ve bayan kursiyerlerin evlerinden getirdikleri dokuma ve nakış sanatı çalışmaları yoğun ilgi gördü. Eşyaların bazılarının Osmanlı dönemine ait oluşu dikkat çekerken, çoğunun tarım ve hayvancılık ya da nişan ve düğün gibi konseptler ile dini, sosyal, kültürel ektinlikler ve günlük yaşamla alakalı olduğu belirtildi.



Sergilenen eşyaların ne kadar özel değere sahip olduğuna, bir zamanlar evlerin ve hayatın bir parçası olduğuna vurgu yapan Sosyal Okuryazarlık Profesörü İoannis Sidiras, bölgenin birçok geleneksel kostümünden, ünlü Osmanlı kaftanlarından, lüks ve altın işlemeli giysilerden bahsetti.
“Bu paha biçilmez bir hazine, Rodop ve genel olarak Trakya bölgesinde aynı motiflerde ve standartlarda olan dokuma ve nakış sanatını vurguluyor” diyen sn. Sidiras, serginin büyük bir özveri ile gerçekleştirildiğini, tarihi hafızanın canlandırılmasına, bölgenin folklorik, sosyal ve kültürel değerlerine önemli katkıda bulunduğunu ifade etti.
İoannis Sidiras, Aralık ayında sunduğu bu teklife kursiyerlerin büyük bir coşkuyla karşılık verdiklerini, sandıklarda büyükannelerinin, büyükbabalarının ve komşularının sakladığı eşyalara ulaşmaya çalıştıklarını, serginin düzenlenmesiyle coşku ve duyguların zirveye ulaştığını, her şeyden önemlisi de herkesin bu projeyi benimsediğini ve sonucun kendilerini haklı çıkardığını dile getirdi.
Daha kalıcı bir serginin oluşturulmasına gelince ise sn. Sidiras, yerel yetkililerin katkısıyla bir şeyler yapılabileceğini, bu yıl ilk kez faaliyet gösteren Gümülcine İkinci Fırsat Okulu Yassıköy Şubesi’nin bu yönde bir ilki başlattığını kaydetti.


Yassıköy, kültürel bir merkez
Sergiye katılanları selamlayan Maria Vasiliadou ise etkinliğin bir kültürel hazineyi ortaya koyduğunu ifade etti: “Yüzyıllardır kelimenin tam anlamıyla ve mecazi olarak bölgenin tarihini ve kimliğini dokuyan nakış ve dokuma sanatı, sessizce yurdumuzun ruhunu desenler, renkler ve kumaşlarla, yaşamın tarihini, emeğini ve güzelliğini yakalayan kültürel bir hazinedir.”
“Sadece kadınlar aracılığıyla olmamakla birlikte, elden ele nesilden nesile aktarılan bu gelenek yalnız bir teknik değildir; aynı zamanda, hafızanın, estetik inancın ve günlük mücadelenin bir ifadesi, kumaşa işlenmiş yazılı olmayan bir tarih biçimidir. Yaşayan bir hafıza, halk bilgeliği, kültürel kimliktir. Nesilden nesile, özellikle de Yassıköy kadınları tarafından aktarılan el ve kalp sanatıdır” diyen sn. Vasiliadou, Yassıköy’ün, eski ve yeninin yaratıcı bir şekilde bir arada var olabileceği, nakışların ve dokumaların kimliğin sembolleri olduğu kültürel bir merkez olduğunu vurguladı.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
