Cinsiyete dayalı şiddete karşı daha fazla adım atılmalı

Gümülcine Hukuk Fakültesi PASOK Üniversite Teşkilatı (PASP) tarafından düzenlenen etkinliğe Atina Belediye Başkanı Haris Doukas da katıldı

Gümülcine Hukuk Fakültesi PASOK Üniversite Teşkilatı (PASP) tarafından 4 Nisan Cuma günü Gümülcine’de düzenlenen etkinlikte kadınlara yönelik cinsiyete dayalı şiddet ve istismarın ele alınması için yapılması gereken çok şey olduğu vurgulandı. Etkinliğe, Atina Belediye Başkanı Haris Doukas da katıldı.

Etkinliğin açılışını yapan Doukas, Gümülcine gibi bir sınır bölgesinde bu konuda her gün mücadele veren ve savaşan birçok genç kızın olduğuna dikkat çekerek, Gümülcine’de bulunmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Doukas, sadece cinsiyete dayalı şiddeti dile getirip kınamanın değil, aynı zamanda eyalet ve yerel yönetimlerin bu tür olayların yaşanmasını önlemek ve bu tür olayların mağduru olan tüm kadınları korumak için neler yaptığını araştırmanın da son derece önemli olduğunu ifade etti.

Atina Belediyesi’nin, cinsiyete dayalı şiddete maruz kalan kadınlara yönelik merkezler ve okullarda küçük çocukların bu tür sorunlarla nasıl başa çıkacaklarını öğrenmeleri adına özel programlar yürüttüğünü belirten Doukas, iyi uygulama örnekleri sundu. Doukas aynı zamanda, Atina Belediyesi’ndeki 2.000 çalışana uzman bilim insanları tarafından özel eğitim verildiğini, yaz aylarında cinsiyete dayalı şiddet konuları üzerine konferans düzenlendiğini kaydetti.

Atina Belediye Başkanı Doukas, “Biz de diğer belediyeler gibi bunun yaşanmasını önlemek için mücadele ediyoruz. Çirkin bir olay yaşandığında, hem çocuğu hem de kadını koruyacak araçları ve imkânları sağlamak için de uğraş gösteriyoruz” dedi.

Sosyal damgalanma korkusu devam ediyor

Trakya Dimokritos Üniversitesi Ceza Hukuku Yardımcı Doçenti – Kriminolog Anna Apostolidou, cinsiyete dayalı şiddet biçimlerinden biri olan aile içi şiddete değinerek, bu konuda temel sorunun, mağdurların sessizliğini bozmaması olduğunu, çoğu durumda sosyal damgalanma korkusu yaşandığını, eşe bağımlılık, yetkililere karşı güvensizlik ve ayrıca adaletin gecikmesi nedeniyle mağdurların cesaretlerinin kırıldığını belirtti.

Özellikle toplumsal damgalanma korkusunun, belirli suçlar etrafında bir sessizlik kültürü yarattığını söyleyen Apostolidou, bu konuda aile bütünlüğü adına, suçların aile ve ilişki içerisinde kalması gerektiği algısının da yer aldığını dile getirdi.

Erkek ve kadın arasındaki ilişkilere dair çeşitli geleneksel algıların var olmasının bu durumlara yol açtığına ve bu suçlarda görünmez bir suçluluk teşkil ettiğine vurgu yapan Ceza Hukuku Yardımcı Doçenti Apostolidou, bu tür suçların artık daha görünür hale geldiğini fakat ne yazık ki, her ne kadar “Me Too” sessizliği bozma konusunda önemli katkı sağlasa da, mağdurların mahkeme salonlarında ve polis karakollarında ikincil mağduriyetlerle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Apostolidou, bu nedenle, mağdurlara kapılarını açan ve destekleyen yapıların ötesinde, bu kişilerle temas kuran herkesin eğitim alması gerektiğini, bu sayede mağdurlara destekleyici bir ortam sağlanabileceğini, devam etmeye teşvik edilebileceklerini ve ikincil bir mağduriyetin önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.

Kadın Sığınma Evi’nin çalışmalarının önemi

Gümülcine Belediyesi’nin toplumsal dayanışma, cinsiyet ayrımcılığı ve cinsiyete dayalı şiddetle mücadele konularında aldığı tedbirler, Toplumsal Dayanışma, Eşitlik Politikaları, Ayrımcılık ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddetle Mücadeleden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Kleopatra Stogiannidou tarafından sunuldu.

Stogiannidou, bu bağlamda, Gümülcine Belediyesi himayesinde faaliyet gösteren, Doğu Makedonya – Trakya Eyaleti’ndeki tek kuruluş olan ve 11 yıldır hizmet veren, Selanik’e kadar uzanan coğrafyada cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına destek sağlayan Kadın Sığınma Evi’nin ne kadar önemli bir rol üstlendiğinin altını çizdi. Ancak yerel düzeyde, özellikle de merkezi düzeyde yapılması gereken çok şey olduğunu söyleyen Stogiannidou, zira belediyelerin karşı karşıya olduğu ve cinsiyete dayalı şiddetle mücadeleye ilişkin sorunların birçoğunun devlet ve merkezi hükümeti ilgilendirdiğini vurguladı.

Önümüzdeki yıllarda ESPA kapsamında sağlanan finansmanın sona ermesi nedeniyle Kadın Sığınma Evi’nin faaliyetlerini sürdürüp sürdüremeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade eden Stogiannidou, yerel yönetimin güçlendirilmesi ve yapının gerekli fonlamayla Belediye’ye entegre edilebilmesi için devletin bu konulara odaklanması gerektiğine işaret etti.

Cinsiyete dayalı şiddet sorunları merkezde yer alıyor

Radyo yapımcısı, gazeteci, sunucu ve oyuncu Katerina Zarifi ise, maalesef toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ön planda olduğunu belirtti.

İnsanların bunu kendilerinden çok uzakta bir şey olarak düşünmelerinin çok üzücü olduğunu ancak etrafımızda istismara uğrayan birçok kadınla karşılaşabileceğimizi söyleyen Zarifi, bu yüzden bu kadınlara yardımcı olunabilmesi için konuşmaları gerektiğini, amaçlarının onları desteklemek ve durumun düzelmesini sağlamak olduğunu ifade etti.

google-news Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.