Sismanoğlio’nuun kurtulması için yapılan miting yürek burkucuydu
Mitingin amacı, herkesçe en önemli şey olduğu kabul edilen sağlıksa da n’olmuş? Maalesef, Komotini ve genel olarak da Rodop sakinleri, Sismanoğlio Hastanesi’nin dramatik durumuna karşı destek istediği mitingi görmezden gelince, dün, önceki gün hastane girişindeki miting yürek burkucu şekilde gerçekleşti. Hastane yönetimi ve çalışanlarının çağrısına –bazı durumlarda gecikmeli de olsa – yerel siyasetin birçok temsilcisi olduğu gibi, üretim ve sosyal güçlerin temsilcileri de katıldı.
Bu noktada belirtmek gerekir ki, bazı kurumların yönetim kurulundan bir, iki, bilemedin üç kişinin katıldığı gözden kaçmadı – her ne kadar büyük siyasi, sosyal, mesleki vs. güçleri temsil etseler de. Bu da şu demek, ya hastaneyi kurtarmak için üyelerini harekete geçirmediler ve temsi usulüyle katıldılar, ya da için temsil ettikleri kişileri harekete geçiremediler.
Böylece, sade vatandaşların, bölge sakini müstakbel hastaların, ilimizin bu sağlık kuruluşunda tedavi gören kişilerin katılımı yetersizdi. Doğal olarak kimse, bu eylemle ilgili gerektiği oranda bilgi sunulmadığını, Komotini Hastanesi’nin son dönemde yaşadığı sorunlardan, sağlık hizmetlerinin daha da kısıtlanması ve bunun gelecekte doğurabileceği tehliklerden haberdar olmadığını söyleyemez. Ama maalesef, biraz bilinen “kanepe” kültürü, biraz son yıllarda yoksullukla birlikte gelen hayal kırıklığı, içe dönüklük ve “yorgunluk”, ve biraz da birçok kişi için teorik, bilinmeyen gelecekteki, tehlikenin algılanamaması, ilimizin vatandaşlarını bu mücadelele eyleminden uzak tuttu; ki bununla sağlık kuruluşunun acil zırhlanma talebini Rodop ve Trakya sınırlarının ötesine duyurabilirdi. Yani, Kozani halkının geçtiğimiz hafta “Mamaçio” Hastanesi için yaptığı büyük eylemle başardığı gibi, ki eylemin kalabalıklığı haberi tüm interneti dolaştı. Kozani örneğinde, ayrıca, eylem günü tüm mağazalar kapalıydı, ki eyleme güçlü katılım için iklim oluşsun.
İşbu noktada geçtiğimiz ayın sonunda Komotini Hastanesi’ni kurtarmak için eylem örgütlemek adına toplanan Rodop temsilcilerinin tercihinin ne denli doğru olup olmadığı konusunda da düşünmemiz gerek. Gerçek şu ki, yerel çarşının, kamu dairelerinin, okulların açık olduğu durumda, kitlesel eylem hedefine ulaşılamazdı. Kitlesel eylemlerin neticede vatandaşın aleyhine olduğunu anlayışına anlayış göstermekle birlikte, diğer yandan dünkü gibi eylemlerle – daha çok “iç tüketim”e yönelik ve alıcıların “kulağını terletmeyen” bir eylem – elle tutulur bir sonuç alabilmemiz mümkün değil. Meşhur atasözünün dediği gibi “hem çörek tam olsun, hem köpeğin karnı doysun” mantığını göstermekte.
Önceki günkü eylemin – ki Hastane’nin dramatik eleman açığı tespitleriyle harcandı – “parlak” örneklerinden biri ise genç çocukların, Komotini 1. Meslek Lisesi’nin (EPAL) katılımıydı, ki eyleme katılmak için “okuldan kaçmışlardı”. “Hastanenin kapanacağını duyar duymaz, ne kadar çok çocuk toplanabilirsek hep birlikte gidip birşeyler yapalım ki Hastanemiz kapanmasın, çünkü ona ihtiyacımız var, başımıza bir şey gelebilir, dedik” diyor EPAL’ın 15 kişilik öğrenci temsilcisi üyelerinden biri olan Velko İvanof. “Müdürümüz tabii bizimle hemfikir değildi, bize sınıflarımıza gitmemizi söyledi” diye devam ediyor, “ancak biz okuldan uzaklaştırma alma tehlikesie rağmen risk alıp, toplayabildiğimiz kadar çocuk toplayıp geldik. Ancak birçok çocuk buraya geldi ve sonra daha fazla devamsızlık almamak için geri döndüler. Biz her zaman yardım etmek için elimizden geleni yapacağız” dedi, şehrimizin Hastane’sinin kapanmasına karşı olduğunu dile getirerek.
Yine öğrenci arkadaşlarından ve öğrenci temsilcilerinin sekreteri olan Maria İliadu da aynı şekilde, “Hastane’nin kapanacağını duyduk ve yardıma koştuk” dedi, yarın öbür gün kendilerinin, arkadaşlarının, ailelerinin, öğretmenlerinin hastalanabileceği ve hastaneye ihtiyacımız olduğunu belirterek. “Bugün herkes burada olmalıydı, diye düşünüyorum” diyor, “biz de son anda öğrendik hatta pankartsız geldik, elimizden geleni yaptık. Devamsızlık alan aldı, iyi amaçla yaptık bunu”.
Eylemde ayrıca 1. EPAL öğretmenlerinden sn. Maria Stathopulu da yer aldı, ki o da sesini öğrencilerin ve diğer katılımcıların sesiyle birleştirdi ve “Sağlık her şeyin başında” mesajı verdi, “eleman açığı olmayan bir hastane istiyoruz, hastalandığımızda Aleksandrupoli’ye 1 saat yol gitmek istemiyoruz. Netice itibarıyle Trakya’nın başkenti olarak, ihtiyaçlarımıza karşılık verecek bir hastane istiyoruz” dedi, Sismanoğlio’nun “ölmemesi” talebini dile getirerek.
SYRİZA Rodop Milletvekilleri’nden dayanışma mesajı
Komotini Hastanesi’nin kurtarılması amaçlı eylem için
Her ne kadar önceki günkü eyleme katılamasalar da, SYRİZA’nın iki Rodop milletvekili, hastane çalışanlarının mücadelesiyle dayanışma mesajı göndererek kamusal sağlığın ayakta kalabilmesi için mücadele ettiklerini bildirdiler.
Rodop SYRİZA Milletvekilleri sn. Mustafa Mustafa ve sn. Ayhan Karayusuf, Komotini Hastanesi çalışanlarının hastanenin kapanmaması için verdikleri mücadeleyle dayanıştıklarını bildiriyorlar. Yerel toplumun kaygı ve endişelerini paylaşıyor ve Hastane’nin çalışması için verdikleri mücadeleyi biliyorlar.
Bulunduğumuz zor şartlarda hükümet, Sağlık Bakanlığı ve ilimiz milletvekilleri, kamusal sağlığın ayakta kalabilmesi için mücadele ediyorlar. Şimdiden hükümet yeni yıldan itibaren hastanelere kadrolu çalışan ataması ve yardımcı personel alımı – sözleşmelerinin yenilenmesi sözü vermiş durumda.
Buna paralel olarak, hükümet, sigortasız vatandaşlarımızın tüm ihtiyaçlarının karşılanmasına da giderken, hastane birimlerinin yaşadığı sorunların acilen çözülmesi için de söz verdi.
Komotini Hastanesi, ilimizin ana sağlık hizmeti veren birimi olarak açık kalmalı ve kalacak.
Ακολουθήστε το paratiritis-news.gr στο Google News και μάθετε πρώτοι όλες τις ειδήσεις.
